Karaburç köyü maden şirketlerinin tehdidi altında

2016 yılından günümüze arama ruhsatı ve işletme izinleri herkesten habersiz verilen maden ocağı köylülerin büyük tepkisine yol açtı. ÇED Raporu “Çevresel etki değerlendirmesine gerek yoktur” şeklinde verilen maden ocağı hem Karaburç hem de Karaburna köylerinde yaşamı temelden tehdit ediyor.

Karaburç köyü maden şirketlerinin tehdidi altında

Maden ocağın kendi köylerini de kapsadığını Eylül ayı başında öğrenen Karaburç köyü halkı hızlıca örgütlenerek, maden sahasına karşı koymak ve hukuki mücadele başlatmak üzere Karaburç Köyü Doğayı Koruma ve Geliştirme Platformu’nu oluşturup mücadele çağrısı yaptı. Köyde, şehirlerde ve yurtdışında yaşayan köylülerden büyük bir destek alan platform öncülüğünde geçen hafta dava süreci başlatıldı. 

Çalışmalarına fiili olarak başlanan maden ocağı eğer durdurulmazsa zamanla Karaburç ve Karaburna köylerine doğru genişleyerek devam edecek. Bölgedeki su kaynakları ve toprağı zehirlenerek talan olacak köylüler, kayaların bölgede yaşam için ne kadar önemli olduğunu anlatacak. 

Kayalıklar sadece insanlar için değil bölgedeki yaban hayat için de tek sığınak görevi görmekte. Tarım ve hayvancılığın geliştiği ve temel geçim kaynağı olduğu, yaygın bir şekilde hububat ve üzüm yetiştiriciliğinin yapıldığı köyde, sadece küçükbaş hayvanların ekonomik değerinin bile madenin kendisinden üç kat daha değerli olduğunu  ifade eden köylüler, madenin bütün mera alanlarını talan edeceğinden hayvancılığı da bitireceğinin altını çiziyor. 

Doğa ve yaşamlarını korumak isteyen Karaburçlular, 3 Ekim Cumartesi günü bir basın açıklaması gerçekleştirecekler. Saat 12.30’da Karaburç köyü meydanında toplanacak köylüler, traktör ve araçlarla maden sahasının bulunduğu bölgeye intikal edecek ve Karaburna asfaltında basın açıklaması yapacak.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER