Yakın Geçmiş ve Yakın Gelecek

 

Ülkemizin son 3 - 4 yıldır yaşamış olduğu siyasi ve toplumsal olaylar; ülke geleceğinin yeniden dizayn edilmek istendiğinin bir göstergesidir. Geçmiş 20 yılın analizi ve yakın 20 yılın sonuç çıkarması ile doğru ve yansız bir sonuca ulaşılacaktır.

Gelecek 20 yıl da  başımıza gelebilecek siyasi yapı yine uluslararası çıkar gruplarının destekçisi ve piyonu olacağı aşikardır . Ülkemiz coğrafi konumu itibari ile hükmedilmek istenen  bir konumdadır. Geçmiş 20 yılda bir proje olarak doğan akp ülkemizde siyasal islamı , demokratlar ile birleştirerek ülkemizde geçmiş 15 yıllı hüküm altına almıştır. Bu hükümdarlık akp yöneticilerinden sonra ne olacağı ve nasıl bir dizayn edileceği tartışmaları ile 2011 yılında ülke içindeki hakim güçlerin (Fetö- Tayyip erdoğan - ulusalcı vs ) aralarında uzlaşamaması ile ülkemizde 15 Temmuzlar gibi vahim sonuçları doğurmuştur.. Orta Asya ve Arap yarım adası üstünde görev ve oyun değişikliği isteyen ulusal sermaye ve baş aktörler ; siyonizm ve modern köleleştirme istekleri ile ülkemizde , planlarının ikinci aşamasına geçmek için ülkemiz siyasal iktidarını kendi lehlerine çevirmek için adımlar attıklarını görmekteyiz . Sağlık bakanına yapılan toplu protesto , ODTÜ üniversitende olan toplu sırt dönme eylemleri , chp nin adalet isterük yürüyüşü bu adımlara bir örnek olarak gösterilebilir.

Adaletin ülkemizde kanayan bir yara olduğu tüm toplum tarafından bilinir iken chp nin bu açığı bulması ve kullanması şahsım adına manidardır..

 Belli ki Tayyip Erdoğan tarafından kabul edilmeyen Orta Asya ve Arap yarım adası çıkarlarının Türkiye tarafından baş rol oynatılarak dizaynı söz konusudur. Yeni sömürü ülkelerinin Orta Asya ülkeleri olması hasebiyle ülkemizin baş aktör olması kadar doğal bir seçimin yapılmasıda abes karşılanmamalıdır. Orta Asya hamisi olan ve derin kök bağları ile bu ülkelere Türkiye üzerinden ulaşılması kadar doğal bir yöntemde yoktur. Lakin Arap yarım adasında akp sayesinde ,düşüncelerini tamamlayan siyonist güçler oyunun ikinci aşaması olan Orta Asya yı sömürme ve o devletlerin ülke nüfusuna iyice yerleşmek için ülkemizin siyasal yapısını değiştirmek zorunda olduklarını anlamışlardır. Ilıman bir geçiş ile akp ( mevcut siyasal yapı olduğu için ) yönetimini ve ülke güçlerini zafiyete uğratarak (ordu , mahkemeler , polis , ekonomik sıkıntılar vs ) gerekli ortamı oluşturmaya başlamışlardır. Devlet zaafiyete uğratılarak uluslar arası piyonların müdahelesine hazır hale getirilmiştir. Yıllarca içride büyüttükleri fetö gibi örgütlerini aniden yapı içinde boşalttırarak devletimizin zaafiyetinden faydalanarak yeni bir siyasi yapı oluşturacaklarını önümüzdeki günler içinde göreceğimiz aşikardır. Bu yeni siyasal yapı gelişine borçlu olduğu siyonist yapıya boynu bükük şekilde itaat edecek ve oyunun ikinci level ı başlayacaktır. Bu ikinci level da ülke içinde yine gİzlenmiş devlet teröristleri rol alacaktır . ( örneğin başka cemaatler, dernekler vs ) . Mevcut halde diyetini ödeyen gecmiş 20 yıllık iktidar her ne kadar gidişine dirensede ( veya akıllanmış gibi yapsa da ) pabucunun dama atıldığını görmekteyiz. Devletin sağlam kayaları olan bazı gruplar iktidarının çöküşünü engellemek için uğraş içinde olsada halk olarak bizler ne kadar çok devlet yanlısı olursak o kadar çok ikinci level a geçmek isteyen ulusal aktörlere zarar vermiş oluruz, belki de ikinci level a geçmeden birinci level da oyunu biz kazanırız. Devletin sağlam kayaları olan gruplar her ne kadar akp nin yaptıklarına geçmişte onay vermesede el mecbur ülke organlarının dağılmaması için iktidara destek vermeye mecbur kalmaktadır. Belki geçmişten ders almıştır veya diyetini ödemiştir de artık hür iradesi ile devlete ve millete hizmet eder diye desteklemek zorunda kalmaktadır. Devlet Bahçeli nin son zamanlarda ki açıklamalarını ve üslubunu irdelediğimizde doğacak yakın tehlikeye karşı ülke yönetimin sağlam bir şekilde ayakta durması ve anlaşma masalarında sağlam bir şekilde durması yönünde zorunlu destek verdiğini görmekteyiz. Adalet yürüşünde dahi şimdi bunun yerimiydi  ülke sıkıntıya girecek tarzında bir açıklaması hepimiz  tarafından görülmüştür. Lakin hepimiz bilmekteyiz ki adalet istemek çok doğal bir insanı tepkidir. Ancak Bahçeli nin söylemi adalet istemek doğal lakin bunu istemek için yürümek uluslar arası siyonistlere - piyonlara güç katacak demesinden ibarettir. Hatta Sayın Bahçeli akılsız başın derdini ayaklar çeker diyerek de hem espirisi ve doğruculuğunu konuşturarak ben size zamanında demedim mi demeye getirmektedir . Bunu akp ve chp yönetimi vurdum duymazlığa getirerek kimisi işine bak demiş kimiside sen ne anlarsın demiştir.. Lakin yakın tarih hep Bahçeli´yi haklı çıkarmıştır..

Yakın tarihte kurulacak olan yeni bir parti veya akp , chp nin yüz değiştirmesi ile bir siyasal yönetim oluşacağı aşikar olup bu siyasi yapının kime veya neye hizmet edeceği şimdiden bellidir. Arı ve duru olduğunu iddia eden yeni yapılar aslında talimatlarını almış ve boyunlarını eğerek geldikleri bes bellidir. Erbakanın partisi içinden gelen akp hizmetini bitirmiş olup yoksa MHP nin içinden gelen bir başka parti mi hizmete devam edecektir. Yakın zamanda göreceğiz ki ülke menfaatleri devletin yanında olmayı gerektirmektedir . Siyasi iktidarın halen yapmış olduğu aşikar yanlışlar yeni bir hizmetkarın doğmasını kolaylaştırıcı eylemlerdir. Örneğin adaleti adliyede aratmaz iseniz İstanbul otobanında aratırsınız . Bu otobanda adalet arayanlar hükümeti de orda arayabilir. Bu nedenle cahilane eylem ve tavırlardan iktidarın vaz geçmesi elzem olup artık milli ve akılcı eylemler içinde olması lazımdır.. Çünkü 24 hazirana girdiğinizde asla 23 Haziran´a dönemezsiniz..

Saygılar ...

 

YORUM EKLE