Yıllarla taksim edilmiş bir hayat yaşamaktayız. Bir kişi Allah kendisine bir yıl daha bahşetti diye senenin başında bunu kutlasa haram işlemiş olur mu?

Mesele hakkında mütalaa edelim...

YILBAŞI HAZRETİ İSA’NIN(A.S) DOĞUM GÜNÜ DEĞİLDİR

Konuya başlamadan önce düzeltilmesi gereken ilk mesele Hıristiyanların Hazreti İsa’nın doğum gününü yılbaşında kutlamadıklarının anlaşılmasıdır. Yılbaşı etkinliği Hıristiyanlığa ait dini bir ritüel de değildir. Hazreti İsa’nın doğum gününe Noel der ve “Dies Natalis” den türemiş olan “Tanrının doğum günü” anlayışıyla da 25 Aralık’ta kutlamada bulunurlar. Hıristiyanlar Hz. İsa'yı Allah’ın bir parçası olarak kabul ettikleri için yeryüzüne inen tanrı gibi görürler. Onun için bu yanlış (Tanrının doğumu) ismi vermişlerdir. Bizans Kralı Konstantinos'un bir 25 Aralık günü Hıristiyan olması ile resmileşmiş bir tarihtir. Mevzu bahis günün aslında 6 Ocak olduğunu iddia edenler de olmuştur. Ama her sene 24 Aralık'ı 25 Aralık’a bağlayan gecede kutlanır. Yılbaşından beş gün öncedir ve Hıristiyanlar 12 günlük oruç ve tövbeyi kapsayan ibadetlerle bu dönemi kendilerine faydalı hale getirmeye gayret gösterirler. Yılbaşı kutlamaları Noel etkinliklerinin içinde kaldığı için İslam âleminde ikisi de aynı etkinlik zannedilir. Hâlbuki dindar Hıristiyanlar paganlardan geçen çam kesmek, Noel Baba gibi etkinliklerden oluşan yılbaşı kutlamalarının doğru olmadığını yılbaşı kutlamamak gerektiğini bile savunmuşlardır. İngiltere’deki Puritin’ler yılbaşı etkinliklerinden tamamen kurtulmak için ciddi çalışmalar yapmışlardır.

Müslümanlar olarak bizler peygamberimiz Hz. Muhammed’in (kendisine salât ve selam olsun) filmi çekildiğinde ayaklanıyoruz. Zira bizler için peygamber herhangi bir şahıs üzerinden temsil edilemeyecek kadar kıymetlidir. Kur’an bizlere diğer peygamberler hakkında şöyle bir düşüncede olmamız gerektiğini öğretmiştir.

“Peygamber ve inananlar, ona, Rabb'inden indirilene inandı. Hepsi Allah'a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine inandı. Peygamberleri arasından hiçbirini ayırt etmeyiz, işittik, itaat ettik, Rabbimiz! Affını dileriz, dönüş sanadır' dediler” (Bakara Suresi 285. Ayet)

Allah’ın sözünü işitip itaat etti isek hiçbir peygamberi ayırt etmememiz lazım.Hiçbir peygamberi öbüründen ayırmayan inananlardanız” dediğimiz halde yıllardır Kanal 7’de Hz. Yusuf dizisinde Yusuf Peygamber’in hangi akla, mantığa hizmet eden herhangi bir şahıs tarafından canlandırıldığını sorgulamaz, bu duruma itiraz etmeyiz. Hz. Muhammed Aleyhisselamın ne sahabe döneminde, ne de sonrasında dinde hiç yapılmayan doğum gününü kutlama olayını kandil adı altında yaparız ama diğer peygamberlere gelince bunu haram gibi görürüz. Neden Hz. İsa’yı Hıristiyanlara ya da Hazreti Musa’yı Yahudilere terk ettik? Birisi Hz. İsa’ya ya da Hz. Musa'ya hakaret edince neden önünde bizleri görmez? Hepsi birer İslam peygamberidir. Bilemiyorum kıymetli okuyucular, farklı bir düşünce oluşturalım, değişik bir şeyler söyleyelim diye değil hakikaten konuyu doğru anlamak istiyorum. Son peygambere iman edenler olarak önceki peygamberlere sahip çıkamadık ne yazık ki... Belki bu konu başlığı vesilesiyle “kendimizin, çocuklarımızın, eşimizin gününü kutladık ama Müslüman, Hazreti İsa’nın doğum gününü kutlayabilir mi, ölçüleri nelerdir?” diye sorup, mütalaa etmedik.

DÜNYA ÖRFLERİ OLUŞTU

Peki Hz. İsa’nın doğum gününden üç gün sonra yılbaşı var, yeni yılın başlangıcı bu kutlamayı yaparsak, misal Çin halkı kutladığı için Çin’deki Budistlere mi benzemiş oluruz? Yoksa Amerika’daki Hıristiyanlara mı benzeriz? Yahut İsrail’deki Yahudi’ye mi? Ya da yılbaşı kutlayan Japonya’daki Şinto’lara mı? Veya Singapur'daki Taoist’lere mi? Haiti’deki Vudu dini müntesiplerine mi benzemiş oluruz? Ya da Afrika’daki yerel bir kabileye mi benzeriz? Bütün dünya kutlamaktadır. Yılbaşı herhangi bir dinin ritüeli değildir. Yani şunu demek istiyorum, dinlerin ve o dini yaşayan ülkelerin örfleri vardır ama artık modern dünyada bunun yanında dünya örfleri de oluşmaya başlamıştır. Bu başlı başına ayrı bir başlık olmalıdır. Bizim üzerine konuşmamız gereken şey, dünya örfleri karşısında Müslümanların durumunun ne olacağıdır.

Hiçbir dinin ibadeti olmayan dünya günleri ve kutlamaları bütün dünyada kutlanmaya başlandı. Babalar günü, anneler günü, yılbaşı gibi... Bunlar bizim Ramazan Bayramı veya Kurban Bayramı gibi dini içerikli günlerden değildir. Ne Yahudiler, ne de Hıristiyanlar dini bir içerikle bu günü kutlamazlar. Uzaktan bakıldığında falanca dine ait yahut filanca ırka ait olan bir kutlama da değildir. Kutladığında falanın dinine benzersin diyebileceğimiz bir dini gruba ait ibadetleri içeren bir kutlamada da değildir. Dünya örfüdür. İslam örflere karşı çıkmaz, onun içeriğine ve niteliğine bakar. Ya İslam’a muhalif diye değiştirir, ya da onu ıslah edip kabullenir. Cahiliye döneminde uygulanıp da İslam’a taban tabana zıt olan gelenekleri kaldırmış, muvafık bulduklarını devam ettirmiştir.

Hangi ülke kravat takar? Japon, Çin, Kore, İngiltere ve aklınıza gelebilecek hemen her ülke. Yani kravat, dünya protokolü olarak kabul edilmiş bir takım elbise aksesuarıdır. Bunu takınca bir kavme benzemek yoktur. İslam’ın bir elbise modeli de yoktur. Müşrik Araplar da beyaz elbise giyip sarık takarlardı, Müslümanlar da böyleydi. Bu, din elbisesi değildir, Arap elbisesidir. Şam’da Bab Tuma diye bir Hıristiyan Mahallesi vardı, en çok orada meseleyi kavradım ben. Zihnimdeki Hıristiyan’ı arıyordum ama Hıristiyanlar beyaz Arap entarileri, sakalları ve boyunlarındaki haçlarla dolaşıyorlardı. O zaman şunu anlamıştım ki bu elbise Müslüman’ı, Hıristiyan’ı ve Yahudi’siyle bir kavmin elbisesidir. Telefon kullanan, bilgisayarı olan, arabası olan Amerikalı Hıristiyan’a benzemiş olmaz. Bunlar dini bir sembol değildir.

Bu kutlamaları bir dünya örfü gibi görüp kutlamanın niceliği onu mubah ya da haram kılar. Yılbaşı kutluyoruz diye içki içiyorsa bu haramdır. Çünkü içki İslam’da haramdır. Yılbaşı kutluyoruz diye eğlence sektöründe haram işleniyorsa bu, adı yılbaşı da olsa olmasa da haramdır. Yılbaşı kutlamalarında önemli olan kısım yılbaşını kutlayıp kutlamadığımız değil kim gibi kutladığımızdır. Çinliler kendi ejderha kostümleri ile dini inançlarını da ortaya koyarak kutlamaktadırlar. Şayet böyle kutlarsak evet Çinli Budistlere benzemiş oluruz. Paganlar çam ağacı dikmekte, Hıristiyanlar Noel Babalar ile kutlamaktadır. Şayet böyle kutlama yaparsak emin olun Hıristiyanlara da benzemiş oluruz. Bizler de kendimize ait bir kutlama çeşidi ile kutlarsak, bunda bir sorun olmadığını düşünüyorum. Hatta öyle şeyler bulmalıyız ki kendimize yakışan şekliyle olmalı. Mesela saat tam gece yarısını gösterdiğinde ailecek Allah bize yeni bir yıl bahşetti diye bu yeni yılı namaz ile karşılayabiliriz. Herhangi bir renkte, misal mavi renkte (dünyada sembol olabilsin diye) bir kutu içerisine Ramazan kolisi gibi bir hayır kolisi yapıp gece bir ihtiyaç sahibinin kapısına bırakabiliriz. Belki bu güzellikleri dünya da kabullenir.

Velhasıl kıymetli okuyucum, bir dinin ritüeli olmayan, dünya örfleri olan genel kutlamaları kutlamak, kutlayış şekline bağlı olarak netice kazanacaktır diye düşünüyorum. En iyiyi bilen Allah’tır.