FİLİSTİN’İN BUGÜNÜ 

EDEBALİCE 

Filistin’de ‘ateş’ kesildi! Ama ne kadar süreliğine?!..

Siz inanıyor musunuz; katliamın, kan akmanın durduğuna, durdurulacağına?

@ @ @ 

Siyonist İsrail’in bir planı var, kendi yazdıkları Tevrat’ta; Nil’den Fırat’a kadar, vâd edilen  topraklar Yahudilerin olana kadar bu kan durmayacak!.. Hele de İslam Âlemi ölüm uykusundan uyanana kadar.

@ @ @ 

Yahudiler, Roma Dönemi’nde devlete karşı başkaldırmalarından sonra Romalılar sınırları içerisindeki Avrupa’nın birçok ülkesine zorunlu göçe tabi tutuldu. (MS 6. Yüzyılda) 

Bir çeşit “tehcir” olayı.

Aslında İsrail’in oluşumu 1700’lü yıllara kadar gider. 19. yüzyılda devletleşme çalışmalarına hız verilir. 

İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra  ‘Milliyetçilik Akımı’nın da etkisiyle Avrupa’da Yahudiler istenmeyen millet haline gelir. İspanya, Fransa, İngiltere, Almanya’da Yahudi karşıtı eylemler baş gösterir.

Özellikle Almanların “ari ırk” oluşturma anlayışı, Yahudilerin gaz odalarında yakılmasına neden olur. Bu olay Siyonistlerle Nazilerin ortak hareket etmesinden kaynaklanmıştır:

Naziler, Yahudilerin topraklarından çıkmalarına zorlayacaklar; Siyonistler ise bütün Yahudileri Filistin’de toplayarak İsrail Devleti’ni kuracaklar.

İngilizler, Orta Doğu’daki petrol yataklarına rahatça erişebilmek için İsrail’in devlet kurma çalışmalarına hız verdi. 

Amerika, içerisindeki Yahudi Lobisi’nin de etkisiyle İsrail’in hem koruyucusu hem piyonu oldu. Osmanlı toprağı olan Filistin’de 1948 yılında Birleşmiş Milletler kararıyla İsrail devleti kuruldu. 

@ @ @ 

“Filistin Haritası” adlı yazımda (Muşkara Haber) “ … Bu yazıyı saklayın; 30 yıl, 50 yıl sonra yeniden okuyun. Tabî o zaman yaşıyor isek!... 

“Elli yıl hatta otuz yıl sonrasının ‘Filistin Haritası´nı görmek bile istemiyorum.  Çünkü o  kzaman ‘Filistin´ diye bir ülkenin var olacağından endişeliyim!” demiştim. 

İslam Ülkeleri´nin sorumsuzluğundan, vurdumduymazlığından, nemelazımcılık uykusu çöktüğünden bahsetmiştim. Türkiye dışında hiçbir İslam Ülkesi İsrail sorununa eğilmediğini dile getirmiştim. 

Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri gibi Müslüman ülkeler İsrail’in yanında yer almaktadır. Amerika´nın ve İsrail´in yaptığını meşru görmektedir. 

Amerika Dış İşleri Bakanı, “İsrail meşru müdafaa hakkına sahiptir.” Sözüne gülümsediniz değil mi?

@ @ @ 

1948’den önce, Yahudi oranı % 8 civarında iken, Yahudiler Filistin’de toprak satın aldılar. Koskoca Filistin haritasında birkaç leke şeklinde görünen Yahudiler, 1960’larda haritanın yarını kaplamışlar. 

Bugün Gazze ve Batı Şeria’ya sıkıştırılan Filistinliler, başlangıçtaki Yahudiler kadar kalmışlar. 

Küçük bir bahaneyle bir Batı Şeria’yı bir Gazze’yi bombalayarak kendi vatandaşlarına yerleşim yeri açmaktadır. 

Kudüs İsrail’in başkenti olmuş durumdadır. Amerika güdümündeki BM sesini çıkarmamaktadır. Çünkü Amerika kendi varlığını İsrail’in varlığına bağlamaktadır. 

Türkiye’nin dışında ne bir İslam Ülkesinden ne de herhangi bir ülkeden ses çıkmaktadır.

Bugün İslam´ın ilk kıblesi kutsalımız Kudüs´teki Kubbet´üs Sahra işgal edilmişken, birçok din kardeşimiz katledilmişken ses çıkaramayacaksak ne zaman çıkaracağız? Yarın Evanjelik Hristiyanlarla Siyonistlerin “Tanrıyı kıyamete zorlamak” projesiyle en önemli kutsalımız ‘Kâbe´yi işgal etmeyecekleri ne malum! O zaman da mı susacağız? 

@ @ @

Dedesi İsrail´in kurucusu, babası İsrailli general olan vicdanlı bir İsrailli´nin çığlığı Miko Peled´in 24 Aralık 2017 tarihli Sabah gazetesine verdiği demeçte; “ İsrail Devleti´nin hedefi toprak parçası değil, Filistin halkını yok etmek. İsrail orada soykırım yapıyor. Kudüs Müslümanlar´ın ve Müslüman bir şehir olarak kalmalı. İsrail Kudüs´ün bütün Müslüman mirasını ve tarihini silmeye çalışıyor.

Vicdanı olan bir İsrailli bile İsrail´in soykırımına razı olmazken insanlık öldü mü? Neden sessiz kalınıyor bu katliama?

Ali İhsan TOSUN 

www.edebalice.blogspot.com.tr

YORUM EKLE