FIRSATÇILAR

  Allah bunları bildiği gibi yapsın ne diyeyim.

  Genellikle toplumun en zor zamanlarında ortaya çıkan bu güruhta vicdan, merhamet olmadığı gibi Allah korkusu da yok ki ihtiyacı olan herkesin kanını büyük bir iştahla emerler.

   Deprem olur depremde ihtiyaç duyulan ne varsa birden bire fiyatı en az iki katlar, salgın olur başka zaman kutusunu 1 liraya kimsenin almadığı maskenin tanesi 1 lira oluverir, kar yağar yüz liralık zincir beş yüz lira oluverir.

   Bunlarla kalsa iyi adına fırsatçı denen kan emiciler doğal felaketleri bahane ederek başka şeyleri de fırsata çevirmeye kalkarlar. Kar yolları kapatır mecburen ortada kalanlar yatacak yer arar otel fiyatları ikiye katlar, elli kuruşluk su beş liraya, iki liralık sandviç on liraya fırlayıverir.

   --yazımın yarısında dürüst, vicdanlı ve elinden gelen her türlü yardımı yapan insanları tenzih ediyor ellerinden öpüyorum—

   Otellerin yapacaklarını yine Allah razı olsun camiler yapıyor, kapılarını açıp konuk ediyorlar. Ellerinden geliyorsa da bir kap sıcak çorba ya da çay ikram ediyorlar.

   Yardım kuruluşları, belediyeler, hayırseverler yardım için çırpınırken yardıma ihtiyaç olanların ihtiyaç duydukları malzemeleri fahiş fiyatlarla satmaya çalışanlar için bu güne kadar ne yapıldı bilmiyorum ama anında yakasına yapışıp anında ticaretten men etmek ya da gerekli cezai müeyyideyi uygulamak gerek aksi takdirde başa çıkmak mümkün değil.

    Bu fırsatçılar sadece doğal afetlerde karşımıza çıkmıyor ki, hatırlayınız ramazan aylarında bile neleriyle karşılaştık. Ramazan ayında insanın en çok ihtiyaç duyduğu gıda maddeleri birden bire fiyatlanıverir ki işte bu noktada fırsatçılar devrededir.

   Bu kan emiciler “krizi fırsata çevirmeyen kerizdir” felsefesinden hareket ederler.

   Bunlar için zaman, mekan, kavram söz konusu da değildir fırsata çevrilecek her şey kazanç kapısıdır. Döviz hareketleri, emlak borsası kısaca revaçta ve gündemde ne varsa bunların kotasındadır.

  Ne yazsak boş ne söylesek hikaye. Bunlarda Allah korkusu olmadığı için ceza korkusu vermedikçe başa çıkmak mümkün değildir.

   Örnek verip de kimseyi zan altında bırakmayayım zaten herkes biliyor. Milletin zor zamanlarında 1 liralık malı mecburen alacaklar, seve seve alacaklar diye 5 liraya satmaya çalışanlara iki cihanda da hakkımız helal değil.

   Devletin cezasını da görmek isteriz.

YORUM EKLE