Dış Basın Birliği Yönetim Kurulu, tarafından konu ile ilgili açıklama yapılarak, yapılanların kabul edilemez olduğu vurgulandı.
Açıklamada, “Dış Basın Birliği olarak, Birliğimiz Yönetim Kurulu Eş Üyesi ve Anadolu Ajansı kameramanı Ali Ruhluel’in Güney Kıbrıs’ta görevini yerine getirirken maruz kaldığı uygulamayı esefle karşılıyor ve kınıyoruz.
Meslektaşımız Ali Ruhluel ile birlikte görev yapan gazeteciler, Ağrotur’daki İngiliz askeri üssü çevresinde ve Limasol Limanı açıklarında bulunan Yunan savaş gemisini görüntülemek üzere bölgede bulunduğu sırada, farklı ülkelerden gazetecilerle birlikte aynı noktada çekim yapmıştır. Ancak çekimlerin tamamlanmasının ardından meslektaşımız bölgeden ayrılmak üzereyken Rum polisi tarafından durdurulmuş, basın kartları ve kimlikleri incelenmiş, kaydettikleri görüntüler kontrol edilmiş ve herhangi bir somut gerekçe gösterilmeden Limasol Polis Karakolu’na götürülerek yaklaşık iki saat süreyle sorgu maksatlı bekletilmişlerdir.
Olayın en dikkat çekici yönü ise, aynı bölgede görev yapan Rum, Yunan ve İngiliz gazetecilerin çalışmalarını herhangi bir engellemeyle karşılaşmadan sürdürebilmelerine rağmen, Türk gazetecilerin farklı bir muameleye tabi tutulmuş olmasıdır.
Bu durum, yalnızca meslektaşlarımıza yönelik bir uygulama değil, aynı zamanda gazetecilik mesleğinin evrensel ilkelerine ve basın özgürlüğüne yönelik bir yaklaşımın göstergesidir
Basın özgürlüğü, başta Avrupa Birliği olmak üzere demokratik sistemlerin temel değerleri arasında yer almakta ve uluslararası normlarla güvence altına alınmaktadır.
Bu nedenle gazetecilere yönelik ayrımcı ya da engelleyici uygulamalar, savunulan demokratik değerlerle bağdaşmamaktadır.
Dış Basın Birliği olarak, meslektaşımıza yönelik bu muameleyi kabul edilemez bulduğumuzu vurguluyor; gazetecilerin görevlerini özgür ve güvenli şekilde yerine getirebilmesi için gerekli hassasiyetin gösterilmesi gerektiğini bir kez daha hatırlatıyoruz.” ifadelerine yer verildi.

Next





