Güzel bir sonbahar gününde, El-Farabi Kazak Millî Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Fakültesi öğrencilerimizle birlikte, su üzerine resim yapma sanatı olan kadim Türk sanatı ebru üzerine düzenlenen bir atölye çalışmasına katıldık. Etkinlik kapsamında, Kazakistan Cumhuriyeti Günü (25 Ekim) ve Türkiye Cumhuriyeti Günü (29 Ekim) dolayısıyla uluslararası bir koreografi yarışması da düzenlendi. Organizatör, Türk Halkları Kültür Vakfı olmuştur.Türk Halkları Kültür Vakfı Başkanı Ahmet Dağduran, Dariga Jusup Hanım’ın yardımcısı. Bu etkinlik, kardeş halkların geleneklerini ve kültürlerini yakından tanımak, Türkiye’den gelen konuklarla iletişim kurmak ve Doğu sanatının eşsiz dünyasını keşfetmek için harika bir fırsat oldu. Özellikle Türk sanatçı Behiye Yılmaz ile gerçekleştirilen buluşma büyük ilgi gördü. Sanatçı, katılımcılara su üzerinde desen oluşturma tekniğini tanıttı.

Ebru, suyun yüzeyinde renkli desenler oluşturulması ve ardından bu desenlerin kâğıda aktarılması esasına dayanan geleneksel bir Türk sanatıdır. Renklerin birbirine karışarak oluşturduğu özgün desenler mermerin doğal damarlarını ve renk geçişlerini andırdığı için bu sanat, mermer kâğıt sanatı olarak da adlandırılmaktadır.

Ebru sanatı, yüzyıllar öncesine uzanan köklü bir geçmişe sahiptir. Kökenleri Doğu ve Orta Asya’nın çeşitli bölgeleriyle ilişkilendirilmektedir. Ebru sanatı özellikle Osmanlı İmparatorluğu döneminde, başta İstanbul olmak üzere, büyük bir gelişme göstermiş ve sanat kültürünün önemli bir parçası hâline gelmiştir.

XVI–XVII. yüzyıllarda mermer kâğıt, kitapların, el yazmalarının ve belgelerin süslenmesinde kullanılmıştır. Zamanla ebru, Doğu estetiğinin geleneklerini koruyan ve bu mirası yeni nesillere aktaran bağımsız bir sanat dalına dönüşmüştür.

2014 yılında UNESCO, geleneksel Türk ebru sanatını İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Temsilî Listesi’ne dâhil etmiştir. Bu karar, ebrunun eşsiz bir kültürel değer olarak önemini teyit etmiş ve geleneksel sanatsal becerilerin korunmasının gerekliliğini vurgulamıştır.

Günümüzde ebru sanatı gelişimini sürdürmekte; kitap ve el yazmalarının süslenmesinin yanı sıra tablolar, kartpostallar, kitap ayraçları ve çeşitli dekoratif ürünlerin hazırlanmasında da kullanılmaktadır. Bununla birlikte sanatçılar, geleneksel teknikleri özenle koruyarak bunları çağdaş yaratıcı yaklaşımlarla birleştirmektedir.

Meclis’te kritik hafta başlıyor! Milyonları ilgilendiren düzenlemeler
Meclis’te kritik hafta başlıyor! Milyonları ilgilendiren düzenlemeler
İçeriği Görüntüle

Ebru; suyun, boyaların ve sanatçının hareketlerinin bir araya gelerek eşsiz görüntüler oluşturduğu büyüleyici bir sanattır. Her desen kendine özgüdür. Aynı renkler ve teknikler kullanılsa bile ortaya çıkan deseni birebir tekrarlamak mümkün değildir. Bu sanat, akıcı çizgilerde ve beklenmedik renk uyumlarında güzelliği fark etmeyi, özgünlüğe değer vermeyi ve yaratıcı kendini ifade etmenin yeni yollarını keşfetmeyi öğretir.

Desen oluşturma süreci özellikle ilgi çekiciydi. İlk olarak sanatçı, özel araçlar yardımıyla boyaları dikkatle yönlendirerek suyun yüzeyinde bir desen oluşturur. Ardından bu desen, özgün kompozisyonunu koruyan kâğıda aktarılır. Böylece suyun yüzeyinde ortaya çıkan desen, gerçek bir sanat eserine dönüşür.

Behiye Yılmaz’ın yönetimindeki atölye çalışması, bizlere ve öğrencilerimize unutulmaz anlar yaşattı. Sanatçının çalışmalarını büyük bir ilgiyle izledik, ustalığına ve ince renk anlayışına hayran kaldık. Etkinliğin en heyecan verici anı ise kendi desenlerimizi su üzerinde oluşturmayı deneme fırsatı bulmamızdı. Her katılımcı kendini bir sanatçı gibi hissetme, hayal gücünü ortaya koyma ve kâğıda aktarılmış kendi eserini hatıra olarak saklama imkânı elde etti.

Bu tür buluşmalar, üniversite topluluğu açısından özel bir değer taşımaktadır. Öğrencilerin ufkunu genişletmekte, yaratıcı yeteneklerinin gelişmesine katkıda bulunmakta ve farklı halkların kültürel mirasına karşı saygılı bir yaklaşımın oluşmasını sağlamaktadır. Türkiye’nin geleneksel sanatıyla tanışmak, yalnızca renkli ve yaratıcı bir etkinlik değil, aynı zamanda ülkelerimiz arasındaki kültürel bağların güçlendirilmesi ve karşılıklı anlayışın geliştirilmesi yolunda önemli bir adım olmuştur.

Sanat, dil sınırlarını tanımaz; insanları güzellik, duygular ve birlikte üretme imkânı aracılığıyla bir araya getirir. Belki de ebrunun özel büyüsü tam olarak burada saklıdır: Her desenin eşsiz, başka bir halkın kültürüne yapılan her dokunuşun ise insanın ruhunda güzel bir iz bıraktığı bu büyülü sanatta.

Safura Boribayeva

El-Farabi Kazak Milli Üniversitesi

Uluslararası İlişkiler Fakültesi

Diplomatik Tercüme Bölümü

Almatı/Kazakistan

Whatsapp Image 2026 10 18 At 23.23.55Whatsapp Image 2026 10 18 At 23.23.55 (1)

Kaynak: HABER MERKEZİ