Canlı olarak yayınlanan Programda Nevşehir Halk Sağlığı Müdürlüğüne bağlı Verem Savaş Dispanserinde görevli doktor Nuray Şentürk, Ocak ayının ilk haftası (03 – 09), Veremle Savaş Eğitimi Haftası olması nedeniyle, Ömer Kavak´ın ve dinleyicilerin canlı yayın esnasında gelen sorularını cevaplandırdı.
Dr. Şentürk, “Verem Eğitim ve Propaganda Haftası” 1947 yılında kutlanmaya başlamıştır. Her yıl Ocak ayının ilk Pazar gününden başlayan haftada kutlanan “Verem Eğitim ve Propaganda Haftası´nın amacı verem ile ilgili toplumun bilgilendirilmesi ve bu hastalığa bütün kesimlerin dikkatinin çekilmesidir.
Bu amaçla; sempozyumlar ve konferanslar düzenlenir, okullarda kompozisyon ve resim yarışmaları yapılır, vatandaşa hastalıkla ilgili eğitim verilir, afiş ve broşürler dağıtılır, yazılı ve görsel basına bilgi verilir.
DÜNYADA VEREM HASTALIĞININ DURUMU
Tüberküloz halen dünya genelinde önemli bir sağlık problemidir. Dünya nüfusunun yaklaşık üçte biri verem mikrobu ile enfektedir. Bu insanların %10´unda yaşamlarının bir döneminde verem hastalığının ortaya çıkacağı düşünülmektedir. Tüberküloz erkeklerde kadınlardan daha sık görülmektedir ve çoğunlukla ekonomik olarak üretken yaş grubundaki erişkinleri tutmaktadır. Tüberküloz, enfeksiyon hastalıklarından ölümlerde HlV´den sonra ikinci en önemli ölüm nedenidir. Tedavi edilmezse tüberkülozlu hastalarda ölüm oranı yüksektir.
Yapılan - çalışmalarda tedavi edilmeyen balgam yayması pozitif olan akciğer TB olgularının %70´inin 10 yıl içinde hayatını kaybettiği saptanmıştır. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) “Küresel Tüberküloz 2015 Raporu”na göre dünya genelinde tüberküloz insidans, prevalans ve mortalité hızlan düşmektedir. Buna rağmen küresel TB yükü halen çok yüksektir. 2014 yılında 9,6 milyon yeni vaka ve 1,5 milyon TB´den ölüm olduğu hesaplanmıştır.
2014 yılında verem savaşı dispanserlerine kayıtlı toplam TB vaka sayısı 13.378´dir.
2014 yılı TB hastaların %92´si (12.253 kişi) yeni TB olgusu, %8´i ( 1.125 kişi) önceden tedavi görmüş olgulardır.
Toplam 13.378 hastanın 7.728´i (%58) erkek, 5.650´si (%42) kadındır.
Hastaların 8.632´sinde (%65) akciğer tüberkülozu varken, 4.746´sında (%35) akciğer dışındaki organlar (lenf bezleri, plevra, kemik, böbrek, beyin vb.) tutulmuştur.
Hastaların %6´sı (809 kişi) yabancı ülke doğumlu hastadır. Yabancı ülke doğumlu TB hastalarında 433 kişi ile (%53,5) Suriye doğumlular birinci sırada gelmektedir. Suriye´den sonra; Azerbaycan, Bulgaristan, Türkmenistan, Afganistan doğumlular sık görülmektedir.
VEREM HASTALIĞININ ETKENİ
Veremin etkeni “Mycobacterium tuberculosis ” basilidir.
Uzun sürede çoğalır, kültürde 2-6 haftada üreyen ve oksijenli ortamda yaşayan bir basildir. Özel boyama yöntemi ile boyanır. Asit ile boyayı vermediğinden aside dirençli basil (ARB) denilir.
VEREMİN BULAŞMASI
Verem basilinin kaynağı, tedavi görmemiş veya düzenli tedavi görmeyen aktif akciğer ve gırtlak (larinks) veremi olan hastalardır. Basil hava yolu ile bulaşır. Hasta insanlardan öksürme ve hapşırma ile ortama yayılan mikrobun solunum yolu ile alınması sonucu bulaşır. Tedavi edilmeyen her hasta yılda 10-15 kişiye hastalığı bulaştırır. Balgam yayması (ARB) pozitif bulunan ve akciğerinde kavitesi (yara-kovuk) olan hastalar daha fazla basil saçarlar.Basil kaynağı ile karşılaşma süresi, ortamın genişliği ve havalanması bulaşmada önemlidir.En çok hastanın aile bireylerine ve yakın çalışma arkadaşlarına bulaşma olur.Tedavi ile basil sayısı çok kısa sürede azalır. Hastaların çoğunda ortalama 2-3 haftada bulaştırıcılık yok olur.
VEREM ENFEKSİYONU VE HASTALIĞI
Verem enfeksiyonu, basilin vücuda girmesinden sonra 8-10 haftada tüberkülin deri testinin (TDT) pozitifleşmesi ile kendini gösterir.Bu, bir hastalık durumu değildir. Vücutta verem basilinin sessiz durduğu ve adeta hapsedildiği bir durumdur. Vücut direnci düşünce basil çoğalarak hastalanmaya yol açabilir. Verem enfeksiyonu olan insanların yaklaşık %10´unda yaşamlarının bir döneminde verem hastalığı gelişebilir. Hastalığın gelişmesine yol açan vücut direncini düşüren hastalıklar ve etkenler vardır.
HIV/AIDS vücut direncini en çok kıran hastalıktır. Bunun dışında şeker hastalığı, böbrek hastalığı, bazı kanserler, ilaç ve alkol bağımlılığı, sigara, madenci hastalığı ve diğer bazı ciddi kronik hastalıklar da vücut direncini düşürür. Bebeklerde ve yaşlılarda da vücut direnci düşük olduğundan hastalanma fazla olur. Klinik bulguların ortaya çıktığı duruma verem hastalığı denilir. Verem hastalığı vücudun bütün organlarını tutabilir ancak. En çok akciğerlerde görülür.” Haber: Selma İVEN
Next





