Nevşehir'in Kaymaklı beldesinde yaşayan iki atlet, şampiyonluklar kazanmak için her gün minibüsle kent merkezindeki atletizm sahasına gelerek antrenmanlara katılıyor.
Küçük yaşlarda atletizme gönül veren 19 yaşındaki Batuhan Ergöz ve 14 yaşındaki Hüseyin Efe Ertaş, kışın dondurucu soğuğu ve yazın kavurucu sıcağı demeden antrenman için 20 kilometre uzaktan geliyor.
Rakiplerinin yanı sıra mesafeyle de yarışan sporcular, madalyalarına yenilerini eklemek için çalışmalarını aralıksız sürdürüyor.
Önceki yıllarda katıldığı 4 Türkiye şampiyonasında, 3 ikincilik ve bir üçüncülük elde eden Batuhan, 5-9 Ağustos'ta ABD'nin Oregon eyaletinde düzenlenecek 20 Yaş Altı Dünya Atletizm Şampiyonası'na hazırlanırken, şubat ayında gerçekleştirilen Nejat Kök 16 Yaş Altı Türkiye Salon Şampiyonası'nda Türkiye üçüncülüğü, 11 Nisan'da Adana'da yapılan Yıldız Erkekler Türkiye Şampiyonası'nda da birincilik elde eden Hüseyin Efe ise 9-10 Mayıs'ta Bursa'da düzenlenecek Okullar Küçükler Puanlı Atletizm Türkiye Şampiyonası için çalışmalarına devam ediyor.
DERSTEN KAÇMAK İÇİN GİTTİĞİ YARIŞTA İKİNCİ OLDU
Milli takım antrenörleri baba Resul Köstekçi ile oğlu Hakan Köstekçi nezaretinde çalışan sporculardan Batuhan, AA muhabirine, ortaokulda öğretmeninin isteği üzerine katıldığı okullar arası yarışta ikincilik elde etmesinin ardından atletizme başladığını ve 8 yıldır aralıksız çalıştığını söyledi.
Futbola ilgisinin olduğunu ancak tesadüfen tanıştığı atletizmde yeteneğinin fark edilmesiyle antrenmanlara aksatmadan katıldığını belirten Batuhan, her gün beldeden kent merkezine gelmenin getirdiği zorluklara rağmen yılgınlık göstermediğini ifade etti.
Ailesinin desteğini her zaman hissettiğini dile getiren Batuhan, şöyle konuştu: "Okuldayken hocam 'Atletizm yarışına gidelim' demişti. İlk başta 'yok' demiştim aslında ama sonrasında sırf dersten kaçmak için gitmek istedim. Orada ikinci oldum. Resul hocamla tanıştım, 'Sende ışık görüyorum' dedi. İlk 3-4 sene alışma süreciydi. Sonrasında adapte oldum, iş büyüdü ve Türkiye derecelerine giriştim. Atletizmde kesinlikle disiplin ve fedakarlık çok önemli. Özellikle 8 yıldır her gün Kaymaklı'dan gelip gitmek kolay değil açıkçası. Her gün geliyoruz, çimde, sahada çeşitli antrenmanlar yapıyoruz."
Batuhan, zaman zaman mezun olduğu ortaokuldaki öğretmenlerini ziyarete gittiğinde, sohbet ettiği öğrencilerden, "Ben de senin gibi koşucu olacağım" sözlerini sıklıkla duyduğunu, kendisinin de çocukları ve akranlarını spora yönlendirmek için telkinde bulunduğunu anlattı.
BELDE SOKAKLARINDA KOŞAN BATUHAN'A ÖZENİP ATLETİZME YÖNELDİ
Hüseyin Efe ise spora ilgisinin olmadığını ancak belde sokaklarında koşan Batuhan'ı gördükçe atletizme hevesinin arttığını söyledi.
Başvurduğu seçmelerde başarı göstermesiyle 4 yıl önce bu spor dalına yöneldiğini dile getiren Hüseyin Efe, vaktinin çoğunu antrenmanlara ayırdığını dile getirdi.
Hüseyin Efe, telefon veya bilgisayarda vakit harcamak istemediğini ve akranlarına sporu tavsiye ettiğini vurgulayarak, "Atletizm güzel geldi. Kasabada Batuhan abiyi görmüştüm. Ona özenerek başladım. 2 yıl koşu çalıştım. Sonra Hakan hocam benim branşımı buldu ve yürüyüş dalına devam ettim. Bu dalda yarışlara katıldık, Türkiye üçüncülüğü elde ettim. Önümüzde final yarışı var. Ardından da hedefim Avrupa yarışlarına katılmak. Her gün gelip gidiyoruz. Disiplin ve fedakarlık gerektiriyor." diye konuştu.
"ÇEVRESİNDEKİ GENÇLERE DE ÖRNEK OLMAKTALAR"
Antrenör Resul Köstekçi ise atletizmin bazı spor branşlarına kıyasla zor ve fedakarlık gerektirdiğini söyledi.
Bugüne kadar çok sayıda sporcu yetiştirdiğini anlatan Köstekçi ancak Batuhan ve Hüseyin Efe'nin antrenmanlarını aksatmamak için her gün kilometrelerce yoldan gelmelerini takdirle karşıladığını belirtti.
Köstekçi, her ikisinin atletizmde daha büyük başarılara imza atacaklarına inandığını dile getirerek, şunları kaydetti: "Gençlerimiz, 20 kilometre uzaklıkta olan beldemizden gelmekte. Samimi olarak söylüyorum, bu çocuklarımızı kutluyorum. Onların bir çocukluk dönemleri olmadı. Genelde antrenmanla geçirdiler günlerini. Antrenmandan sonra da derslerine yoğunlaşıyorlar. Batuhan, atletizmin yanı sıra beden eğitimi bölümünde antrenörlük okuyor. Bundan dolayı da gurur duyuyoruz. Çocuklarımız da ellerinden geldiği kadar yıllardır bu fedakarlığı göstermekte. Çevresindeki gençlere de örnek olmaktalar. Bu da bizi ayrı bir gururlandırıyor. Mesela kış döneminde havalar erken karardığı için beldeden gelirken çocuklar o yolu çekmek zorundalar. Buraya geldikten sonra da karda kışta antrenman yaparken zorluklara katlanıyorlar."







Next





