Aralık ayının ilk haftası toplanması beklenen Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun 2026 yılı için belirleyeceği asgari ücret konusunda görüşlerini açıklayan Öz Sağlık İş Sendikası Genel Başkanı Devlet Sert, geçim ücreti haline gelen asgari ücret karşısında Türkiye’nin genç nüfusunun artık hayal bile kuramadığını belirtirken, “Bu durum Türkiye’nin nüfusunu ve demografik yapısını etkilemeye başladı. Kendini geçindiremeyen asgari ücretli, ailesini hiç geçindiremiyor. Bu durumda da ya evlenmiyor ya da çocuk yapmıyor” dedi.

Devlet Sert, “ Asgari ücretli çalışanlar ve asgari ücretten etkilenenler açısından ülkenin yarısı bu durumdayken hem Komisyonun yapısının değiştirilmesi konusunda harekete geçilmemesi hem de belirlenecek yeni rakamla ilgili konuşulan olası senaryolar ne yazık ki çözümsüzlükte diretme anlamını taşıyor” diye konuştu.

Öz Sağlık-İş Sendikası Genel Başkanı Devlet Sert, konuya ilişkin olarak yaptığı yazılı açıklamada şunları söyledi: “Sağlık ve sosyal hizmet işkolunda örgütlü olan Sendikamıza üye olan işçilerimiz asgari ücretin üzerinde ücretler almaktadır. Ama sorumluluk sahibi bir sivil toplum kuruluşu olarak Türkiye’de yaşanan ve çözümü konusunda şimdiye kadar bir adım atılmayan asgari ücret sorunu tüm ülkenin olduğu gibi bizim de sorunumuz.

Çiftçilere müjde: Ödemeler hesaplara yattı
Çiftçilere müjde: Ödemeler hesaplara yattı
İçeriği Görüntüle

Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun yapısına HAK-İŞ olarak da Öz Sağlık-İş olarak da yıllardan beri yaptığımız itiraz ortada. Bu yapı ve bu yapının aldığı kararlar, emeğiyle ülkemize katkı sunan çalışan kesimi rahatlatmıyor, rahatlatmayacak da. Ama bu kadar itiraza rağmen ve dünya modelleri örnek gösterildiği halde adım atılmaması emek dünyası adına kaygı verici. Çünkü asgari ücret artık tek kişinin geçim ücreti olarak değerlendirilemez. Yüksek enflasyon ve özellikle yüksek gıda ve barınma maliyetleri karşısında korunamayan bir asgari ücret var.

Asgari ücrete yapılan zamlar diğer etkenlerin birleşmesiyle bu ücreti artık ortalama geçim ücreti konumuna getirdi. Bugün ülkenin yarısı asgari ücretle ya da çok az üzerinde rakamlarla çalışıyor. Buna beyaz yakalılar da dahil. Asgari ücretin bu yapısı, bu rakamlar artık Türkiye gençlerinin hayal kurmasının da önündeki en büyük engel.

Cumhurbaşkanımızın da ifade ettiği, bizlerin de hak verdiğimiz nüfus artış hızımız da yaşanan büyük düşüşün sebeplerinden birisi de ailelerin ne yazık ki asgari ücretle geçinmek zorunda kalması. Gençlerimiz aldıkları asgari ücretle kendi ihtiyaçlarını bile karşılayamazken

evlenmenin, aile kurmanın, çocuk sahibi olmanın hayalini kuramıyorlar. Asgari ücret alan ve bu rakamdan etkilenen nüfus açlık ile yokluk arasına sıkışmış durumda. Sadece nefes almaya çalışarak bir yaşam sürüyor. Türkiye’nin demografik yapısının nüfus açısından değişiminde ortalama geçim ücreti haline getirilen asgari ücret rakamlarının da büyük etkisi var. Çünkü bu ücret gelecek planlamasını öldüren bir ücret. Üstelik işveren açısından da maliyeti yüksek bir ücret.

Üretimi, istihdam gücünü gözeten bir politikaya itirazımız yok ancak çalışan kesimin bırakın refahını artırmayı, işe gidip gelmesine, karnını doyurmasına, akşam eve ekmek götürmesine yetmeyen bir asgari ücret, kapsama alanı açısından ülke geleceği açısından da endişe verici.

“EKONOMİK VE SOSYAL ETKİLER BİRLİKTE DEĞERLENDİRİLMELİ”

Asgari ücrete hep başlangıç ücreti deniliyor ama ne yazık ki gelinen nokta kalıcı ücret olduğudur. Bu yüzden asgari ücretin belirlenme yöntemleri ile ekonomik ve sosyal etkileri birlikte değerlendirilmelidir”.

Unnamed (1)-1

Kaynak: BÜLTEN