İşte bu kapsamda 28 Aralık tarihinde Ankara Sakarya caddesinde bütçe ile ilgili protestomuzu yapacağız. Bildiğiniz gibi taleplerimizi ilettiğimiz bir eylemi TBMM Dikmen kapsında yaptık ama bir sonuç alamadık. Toplu Sözleşmede yaşanan eksikliklerin bütçede giderilmesini talep ettik ancak herhangi biri dahi giderilmedi.
O nedenle 28 Aralık eylemi kamu çalışanlarını dikkate almayan, onların yaşadığı ekonomik sıkıntıları görmekten uzak bir tavır içinde olan, hatta kamu çalışanlarını hiç hesaba katmayan AKP iktidarını protesto ettiğimiz bir eylem olacaktır.
Bu sebeple 28 Aralık Cumartesi günü Sakarya Caddesinde yapacağımız ve 35 il teşkilatımızın Şube Başkan ve Yönetim Kurulu üyeleri, diğer illerimizin Şube Başkan ve İl Temsilcilerinin ve üyelerimizin katılımıyla yapılacak olan eylem son derece önemlidir? dedi. Yolsuzluk ve rüşvet operasyonu ile ilgili de değerlendirme de bulunan Türkiye Kamu-Sen Nevşehir İl Temsilcisi Turgay Çetin
?Evlerinde ayakkabı kutularında milyon dolarlar çıkarken, yüzleri dahi kızarmadan, İmam Hatip Liselerinin adını kullanarak pisliklerini örtmeye çalışıyorlar. Bu ülkede rezaletlerin hangi boyutta olduğunu yaşadığımız olaylarla bir kez daha anladık. Belki de bu boyutta bir rezillik ve pisliğin içinde olduklarını düşünmüyorduk.
Gördük ki, Bakan çocukları bu pisliğin göbeğindeler. Ayakkabı kutularında milyon dolarlar bir banka Genel Müdürünün evinden çıkıyor ve utanmadan, yüzleri dahi kızarmadan her zaman yaptıkları gibi İmam Hatip Liselerinin temiz adını kullanarak bu pisliklerini kapatmaya çalışıyorlar. Bu asla kabul edilemez. Biz kimsenin abdestini namazını sormuyoruz.
Sadece rüşvet aldınız mı almadınız mı onu soruyoruz. O?nun için bunları Türkiye gündeminde tutmalıyız. Bu rezilliği ve kirliliği tüm insanlarımıza anlatmalıyız. Efendim bu bir operasyonmuş, sen önce şu hırsızlığın hesabını ver, şu milyon dolarların kaynağını millete açıkla varsa operasyon yapan o?nun da hesabını gör. Kimse uluslar arası operasyon, çeteler gibi kelimelerin arkasına saklanarak hırsıza sahip çıkmasın.
Bir ülkede eğer hırsıza sahip çıkılıyorsa, yapılan hırsızlığa rağmen bu milletin gözünün içine baka baka yalan söyleniyorsa bunu yapanların Allah bin türlü belasını versin. Milletin malına el uzatmak bu millete yapılmış bir zulüm ve haksızlıktır. Tuz artık kokmuştur. Bundan 15 yıl önce bu olay olsaydı Hükümetlerin istifası ile sonuçlanırdı. Böyle bir iktidarın hiçbir mensubu bu hırsızlığı savunma cesaretini kendinde bulamazdı.
Milletimizin her ferdi şunu görmek durumundadır. Dinimize göre ?küfre rıza küfürdür? ve bu bir küfürdür değerli arkadaşlarım. Milletin malına el uzatmak bu millete yapılmış bir zulüm ve haksızlıktır. Bu hesabı öncelikle milletimizin her bir ferdinin görmesi lazım. Siyasi görüşünüz ne olursa olsun, ideolojiniz ne olursa olsun kimsenin hırsızlığı savunmak gibi bir mecburiyeti yoktur.
Biz siyasi iktidarlara oy verirken, hırsızlığı engellesin, yetimin malını korusun, milletin malını korusun diye destekliyoruz ve iktidar yapıyoruz, hırsızı korusun diye değil. Bu çerçevede kendilerine bir operasyon yapıldığını söyleyen insanlar Hangi mevkii ve makamda olursa olsunlar milletimizin verdiği görevi yapmayan insanlardır.
Türkiye?nin en aydın, en entelektüel insanlarının oluşturduğu en etkili Sivil Toplum Örgütü Türkiye Kamu-Sen?in bu yapılanları sineye çekmemesi büyük bir mecburiyettir. Şunu düşünmek zorundayız, biz yapmazsak, biz tepki göstermezsek, bu ülkede tepki gösterecek başka mekanizmaların olmadığını bilmek lazım.
Biz Türkiye Kamu-Sen teşkilatları olarak, Şube Başkanlarımızdan Yönetim Kurulu üyelerimize kadar, il temsilcilerimizden işyeri temsilcilerine, genel merkez yöneticilerine ve genel başkanlarına kadar, Türkiye?nin nasıl bir gelecekle karşı karşıya olduğunu bu millete anlatmakla görevliyiz.
Bu ülkede inanıyoruz ki artık yalan rüzgârları sona eriyor, Yüce Allah?ımızın adını, Hz. Peygamberimizin adını kullanan, Yüce dinimizi her alanda istismar edenlerin çirkin yüzleri ortaya çıkıyor, maskeleri düşüyor artık? dedi. Haber: Alpaslan KÖRÜKCÜ
Muhabir: Yazar Silinmiş