MHP Grup Başkanvekili ve Nevşehir Milletvekili Filiz Kılıç, TBMM Genel Kurulu'nda açıklamalarda bulundu.
Tarımın yalnızca ekonomik bir faaliyet olarak değerlendirilemeyeceğini vurgulayan Kılıç, tarımsal üretimin milli güvenlik ve bağımsızlık açısından stratejik öneme sahip olduğunu söyledi.
"TARIM BU ÜLKENİN BEKASI VE BAĞIMSIZLIĞIDIR"
Kılıç, tarımın Türkiye için hayati önem taşıdığını belirterek şu ifadeleri kullandı: "Tarımı yalnızca bir geçim kapısı, sıradan bir ekonomik faaliyet gibi göremeyiz; 'tarım' demek bu ülkenin bekası, bağımsızlığı ve millî güvenliği demektir. Kendi toprağını işleyemeyen, kendi gıdasını üretemeyen hiçbir milletin tam bağımsızlığından söz edilemez."
Küresel krizler, savaşlar ve iklim değişikliğinin tarımsal üretim üzerindeki etkilerine dikkat çeken Kılıç, mazot, gübre ve tohum maliyetlerindeki artışların çiftçiyi zor durumda bıraktığını ifade ederek, "TMO aracılığıyla yaptığımız alımlarla çiftçimizi serbest piyasanın acımasız çarklarına ezdirmedik, bundan sonra da ezdirmeyiz. Biz sorunlara sırtını dönenlerden değil, devletin tüm imkânlarını milletin emrine sunup el birliğiyle dert çözenlerdeniz." dedi.
NEVŞEHİRLİ ÇİFTÇİNİN SORUNLARINI TEK TEK SIRALADI
Konuşmasında Nevşehir'deki üreticilerin yaşadığı sorunlara özel olarak değinen Kılıç, özellikle sulama maliyetlerinin çiftçinin en büyük yüklerinden biri haline geldiğini belirterek, "Bugün Nevşehirli çiftçimizin en büyük feryatlarından biri sulama maliyetleridir. Yer altı suları çekildikçe su çok daha derinlerden çıkarılıyor, dev su motorları gece gündüz demeden çalışıyor. Ay sonu gelen kabarık elektrik faturaları da hâliyle üreticinin belini büküyor. Çiftçimiz neredeyse hasattan kazandığını götürüp doğrudan elektrik faturasına yatırır hâle gelmiştir." diye konuştu.
Nevşehir'in önemli tarımsal ürünlerinden patates üretiminde yaşanan karantina sorununa da değinen Kılıç, şu değerlendirmede bulundu: "Bir başka kanayan yaramız, Türkiye'nin patates deposu Nevşehir'deki patates siğili karantinası meselesidir. Hastalıkla elbette mücadele edilecek ama karantinaya alınan arazilerde çiftçimize kârlı bir alternatif ürün sunulmadığı için binlerce dönüm tarla boş kalıyor, üretici âdeta kaderine terk ediliyor."
Bağcılık sektörünün de iklim değişikliği ve zirai don olaylarından olumsuz etkilendiğini belirten Kılıç, doğal kaya depolarının da üreticinin lehine kullanılabilmesi için planlamaya ihtiyaç duyulduğunu ifade etti.
Konuşmasının devamında üreticilerin artan maliyetler karşısında yalnız bırakılmayacağını vurgulayan Kılıç, şu ifadeleri kullandı: "Üreticimizin toprağa küsmemesi lazım, traktörünün kontağını huzurla çevirmesi, tarlasını eksiksiz sürebilmesi lazım. Devletimiz, Edirne'den Hakkâri'ye hiçbir üreticisini bu yükün altında ezdirmeyecek kudrettedir."
Tarladan sofraya uzanan süreçte yaşanan fiyat farklılıklarına da dikkat çeken Kılıç, üreticinin emeğinin korunması gerektiğini belirterek konuşmasını şöyle tamamladı: "Çiftçimizin binbir emekle yetiştirdiği ürünlerin piyasadaki fırsatçıların elinde heba edilmesine göz yumamayız. Tarımda dışa bağımlılığı bitirecek yerli üretim vizyonunu şahlandırmak ve bu düzeni adil bir zemine oturtmak boynumuzun borcudur."
Next





