18 Ekim Salı günü Bitlis Güroymak?ta 19 Ekim Çarşamba günü de Hakkari Çukurca?da karşı karşıya kaldığımız saldırıları nefretle kınıyoruz.
Bu saldırılar vahşet boyutundadır. Güroymak?ta şehit düşen polislerimiz ile Çukurca?da şehit olan askerlerimize ve vatandaşlarımıza Allah?tan rahmet temenni ediyoruz.
Yaralılarımıza acil şifalar temenni ederken, kaybettiğimiz polis, asker ve vatandaşlarımızın ailelerine ve milletimize sabırlar diliyoruz.
Çukurca?daki saldırı Dağlıca ve Aktütün saldırılarına benzer bir saldırıdır. Zamanında, Aktütün ve Dağlıca olaylarının üzerine uluslararası boyutta gidilip gerçek failler ortaya çıkarılabilseydi benzeri saldırılarla karşılaşmayacaktık.
Çukurca?da meydana gelen kirli saldırı, uluslararası terör siyasetinin işin içinde olduğunu açıkça göstermektedir. Örgütler bu işin taşeronudur.
Bu vesileyle, hükümet; Heron, Füze Sistemi, Predator ve istihbarat konularını tekrar gözden geçirmelidir.
Türkiye, süreçleri ferasetle yöneterek kirli ilişkileri açığa çıkarmalı ve bunlara son vermelidir. Türkiye, dostunu ve düşmanını ayırt etmeli; dostlarını çoğaltmalıdır.
Biz bir daha yüksek sesle herkese seslenmek istiyoruz: Bu kirli oyunun kimseye faydası yok. Herkes kan çanağından elini çekmelidir. Milletimiz olayları dikkatlice takip etmelidir.
Bu saldırıyı gerçekleştirenlerin elleri kırılsın, ocakları sönsün. Kürt kardeşlerimiz iyi biliyorlar ki; terör, hiç kimsenin dostu olmadığı gibi öncelikle Kürt halkının da düşmanıdır. Zaten eli kanlı teröristler hiç kimsenin, hiçbir bölgenin ve hiçbir milletin temsilcisi olamaz.?
HASPARTİ olarak daha önce defalarca gündeme getirdik. Bugün bir defa daha dikkat çekmek istiyoruz.
NATO?nun Lizbon zirvesinde karara bağladığı ve yaygın olarak Füze Kalkanı adıyla bilinen sistemlerin Türkiye?ye yerleştirilmesi konusunda hükümet, bilerek halkımızı yanıltmaya çalışmaktadır.
Değerli vatandaşlarımız Basınımızın güzide temsilcileri;
Bilinen adıyla füze kalkanı projesi NATO?nun değil ABD?nin projesidir ve genişletilmiş Orta Doğu projesinin bir parçasıdır. Bu sistem İsrail?i korumak amacıyla kurulmaktadır. Füze kalkanının hedefi,İRAN,SURİYE ve KUZEY KORE dir.
Nevşehirli Kardeşlerim füze kalkanı projesinde buton bizim elimizde olacaktır sözü büyük bir aldatmacadan başka bir şey değildir.
Örnekler ortadadır.parasını verdiğimiz heronların komutası kimde ise ,incirlikten komşu ülkelere yüz binden fazla sorti yapılıyorken buton kimin elinde ise,füze kalkanının butonu da onun elinde olacaktır.
Polanyalı?ların, Çeklerin karşı çıktığı bu projenin bizim topraklarımız da kurulması kabul edilebilir değildir.İsrail?in güvenliği için NATO kisvesi altında ABD dayatması bizi başta İran olmak üzere komşu ülkelerle karşı karşıya getirecektir.ABD ve NATO arasında kurumsal farklılıklar vardır ama fiziken farklılık kalmamıştır.Yarın NATO İsrail?i dost,Türkiye?yi yada başka bir ülkeyi düşman tanımlarsa füze sistemi kime hizmet edecektir.
HAS PARTİ olarak hükümete bir kez daha sesleniyoruz. Hükümet Türkiye?nin ve coğrafya halklarının hakkını savunmalı,sömürgeci ve emperyalist güçlerin politikalarını uygulamaktan ve savunmaktan vazgeçmelidir.
Açıkça anlaşılmaktadır ki füze kalkanı sistemi ile komşularımızla sıfır sorun politikası iflas etmiştir. Zaten anlaşmanın imzalanış şeklide bizlerin endişelerini doğrular niteliktedir.
Çünkü anlaşma NATO yetkilileri ile değil Amerikalı bir yetkili ile dış işleri müsteşarımız arasında imzalanması ve kamuoyunun gözünden kaçırılması vahim bir durumdur. Oysaki hükümet yaptığı doğru işleri yayın ve basım yolu ile reklam yaparken bu konuyu sessiz sedasız kapatmıştır.
Aziz hemşehrilerim hükümetimiz bu projeye hayır demeliydi. Şimdi yapılması gereken bu projenin derhal referanduma götürülmesidir.
Sayın Cumhurbaşkanımızı ve TBMM Başkanımızı göreve davet ediyoruz.İnanıyoruz ki bizler ve halkımız bu sisteme olumlu görüş belirmeyecektir.
Türki?ye ne Avrupa?nın sınır karakolu nede abdnin ileri karakoludur.
HAS PARTİ bu projeye HAYIR demektedir. Tüm Nevşehirli kardeşlerimizi bu konuda bizimle birlikte hareket etmeye çağırıyoruz.