Her yıl 15 Şubat’ta anılan Uluslararası Çocukluk Çağı Kanseri Günü, çocukluk döneminde görülen kanserlere dikkat çekmek, farkındalık oluşturmak ve erken teşhisin önemini vurgulamak amacıyla dünya genelinde çeşitli etkinliklerle anılıyor. Uzmanlar, çocukluk çağı kanserlerinde erken tanının tedavi başarısını büyük ölçüde artırdığını belirtiyor.
Dünya genelinde her yıl yaklaşık 400 bin çocuk ve adölesana kanser tanısı konulurken, Türkiye’de bu sayı yılda yaklaşık 4 bin 800 olarak kaydediliyor. Yetişkinlere göre daha nadir görülmesine rağmen çocukluk çağı kanserleri, birçok ülkede hastalığa bağlı çocuk ölümlerinin başlıca nedenleri arasında yer alıyor.
ÇOCUKLUK ÇAĞI KANSERLERİ YETİŞKİNLERDEN FARKLI
Çocuklarda görülen kanser türleri, yetişkinlerde yaygın olan meme, akciğer veya prostat kanserlerinden farklı özellikler taşıyor. Uzmanlara göre çocuklarda en sık görülen kanser türleri arasında lösemiler, merkezi sinir sistemi tümörleri ve lenfomalar bulunuyor.
Uluslararası Çocukluk Çağı Kanseri Günü kapsamında düzenlenen etkinlikler; doğru bilgiye erişimi artırmayı, hasta çocukların ve ailelerinin desteklenmesini sağlamayı ve toplumsal dayanışmayı güçlendirmeyi hedefliyor.
EN SIK GÖRÜLEN ÇOCUKLUK ÇAĞI KANSERLERİ
Uzmanların paylaştığı bilgilere göre çocuklarda en yaygın görülen kanser türleri şu şekilde sıralanıyor:
Lösemiler: Çocukluk çağında en sık görülen kanser türü olup kan hücrelerinin kontrolsüz çoğalmasıyla ortaya çıkar. Akut lenfoblastik lösemi (ALL) en yaygın alt tiptir ve tedaviye yanıt oranı yüksektir.
Lenfomalar: Lenfatik sistemden kaynaklanan kanserlerdir. Hodgkin ve Hodgkin dışı lenfoma olarak iki ana gruba ayrılır.
Solid Tümörler: Beyin ve omurilik tümörleri, nöroblastom, Wilms tümörü, retinoblastom, rabdomyosarkom ve kemik tümörleri çocukluk çağında görülebilen diğer önemli kanser türleri arasında yer alır.
ERKEN BELİRTİLERE DİKKAT
Çocukluk çağı kanserlerinin büyük bölümü önlenebilir olmasa da erken belirtilerin fark edilmesi tedavi sürecinde hayati önem taşıyor. Uzmanlar özellikle şu belirtilere dikkat edilmesi gerektiğini vurguluyor:
- Deride solukluk ve kansızlık belirtileri
- Sürekli halsizlik ve çabuk yorulma
- Uzun süren enfeksiyonlar
- Nedeni açıklanamayan morluk veya kanamalar
- Açıklanamayan kilo kaybı ve iştahsızlık
- Lenf bezlerinde ağrısız şişlik
- Gece artan kemik ağrıları
- Uzun süreli ateş
- Şiddetli baş ağrısı ve kusma
- Görme değişiklikleri veya göz bebeğinde beyaz yansıma
Uzmanlar, bu belirtilerin çoğunun başka hastalıklarda da görülebileceğini ancak uzun süre devam eden veya açıklanamayan şikâyetlerde mutlaka sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini ifade ediyor.
TANI VE TEDAVİDE BÜYÜK GELİŞMELER
Son yıllarda modern kemoterapi protokolleri, hedefe yönelik tedaviler ve gelişmiş cerrahi yöntemler sayesinde çocukluk çağı kanserlerinde sağkalım oranları önemli ölçüde arttı. Örneğin akut lösemi vakalarında beş yıllık sağkalım oranlarının yüzde 80’in üzerine çıktığı belirtiliyor.
Tedavi süreci; kemoterapi, cerrahi, radyoterapi ve kök hücre nakli gibi multidisipliner yaklaşımları içeriyor.
ERKEN TEŞHİS NEDEN ÖNEMLİ?
Erken tanı sayesinde:
- Tedaviye yanıt artar
- Sağkalım oranları yükselir
- Daha az yoğun tedavi gerekebilir
- Çocuğun yaşam kalitesi korunabilir
Uzmanlar, ebeveynlerin ve sağlık çalışanlarının belirtiler konusunda bilinçli olmasının hayat kurtarıcı olduğunu vurguluyor.
“Her çocuk sağlıklı bir geleceği hak eder.”
“Bir belirtiyi erken fark etmek, bir hayata şans vermektir.”
Next


