Türkiye genelindeki 81 il oda başkanı ile birlikte eş zamanlı olarak gerçekleştirilen basın açıklamaları ile meslekte yaşanan sorunları gündeme getiren Başkan Sayın, iyileştirmeye yönelik taleplerini de sıraladı.

MALİ MÜŞAVİRLERİN SIRTINDAKİ YÜK ARTIK DAYANILMAZ BOYUTLARA ULAŞMIŞTIR”

TÜRMOB çatısı altında bir araya gelmiş 85 SMMM odası ve 130 bin mali müşavir olarak, sadece iş dünyasına değil, ailelerine ve topluma da değer katan bir güç olduklarını söyleyen Sayın, “Birlikte, iş ve değer alanlarımızda 3 milyonluk bir değer yaratıyoruz. Bu birliktelik, bize güç veriyor ve toplumumuzun daha güçlü bir geleceğe adım atmamızı sağlıyor.

Biz Mali Müşavirler, 3568 sayılı SMMM ve YMM Kanun kapsamında faaliyet gösteren serbest meslek mensuplarıyız. Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik ruhsatına sahip olarak işletmelerin muhasebesi, finans ve vergi danışmanlığı hizmetleri sunmaktayız. Amacımız, devletin vergi gelirlerinin doğru ve düzenli bir şekilde toplanmasına katkıda bulunmak ve işletmelerin mali işleyişini destekleyerek ekonomik büyümeye yardımcı olmaktır.

Vergi mevzuatına hakimiyetimiz ve finansal analiz yeteneklerimizle, işletme yönetimine önemli katkılar sağlamaktayız. Mali Müşavirler olarak, ülke ekonomisinin önemli birer paydaşı olarak vergi gelirlerinin yönetiminden finansal yönetimine kadar geniş bir yelpazede faaliyet gösteriyoruz. Devlet gelirlerinin temel kaynaklarından biri olarak, bu kaynağın sağlıklı işleyişi ülkemiz için son derece kritik bir öneme sahiptir. Devletlerin vergi gelirlerini toplamak ve hükümetlerin çeşitli alanlarda geleceğe yönelik planlamalar yapmak için bazı verilere ihtiyaçlarının olduğu açıktır. Bu veriler toplanırken, istenilecek bilgilerin mümkün olduğunca tek elden alınması, gereksiz bilgi toplamanın önüne geçilmesi ve veri toplama için kullanılan yöntemlerin de sağlıklı çalışması büyük önem arz etmektedir.

Kurbanlıklar yolda denetleniyor Kurbanlıklar yolda denetleniyor

Ancak bugün Mali Müşavirlerin sırtındaki yük artık dayanılmaz bir boyutlara ulaşmıştır. Meslek mensupları aracılığıyla alınan beyan ve bildirimlerin sayısı her geçen gün artmakta, bu beyan ve bildirimlerin içerikleri dijital dönüşümde kolaylaşacağına zorlaşmaktadır.” dedi.

“MESLEK MENSUPLARININ BİRÇOĞU ÇOK BÜYÜK TRAVMALAR YAŞAMAKTADIR”

“Son dönemlerde çevrenize baktığınızda mutlu meslek mensubu görebiliyor musunuz? Sürekli artan iş yükü ve ardı arkası kesilmeyen cezai yaptırım tehdidi ile meslek mensuplarının birçoğu fiziken ve ruhen çok büyük travmalar yaşamaktadır. Bizlerin de insan olduğunu, her normal insan gibi beşeri ihtiyaçlarımızın ve zaaflarımızın olduğunun, bizlerin de yorulabildiğini görmeniz için daha kaç meslek mensubunun canını yitirmesi gerekiyor? Yaşanan travmaları görmezden gelmek nereye kadar devam edecekti?” sorularını yönelten Sayın,  “Gelişmiş ülkelerde iş verimini artırmak için haftalık çalışma günlerinin dört güne indirilmesi tartışılırken biz Mali Müşavirler olarak neredeyse 7/24 ofislerimize hapsediliyoruz. Görünürde mükellef veya işverenlerden istenilmekle beraber, iktisadi ve sosyal hayata ilişkin ihtiyaç duyulan hemen her veri Mali Müşavirler aracılığıyla toplanılır hale gelmiştir. Biz Mali Müşavirler artık işimizi ve mesleğimizi yapamaz haline gelmiş bulunmaktayız.” şeklinde konuştu.

“BAŞVURULARIMIZIN DİKKATE ALINMASI İÇİN MESLEKTAŞLARIMIZIN MASA BAŞINDA ÖLMESİ Mİ GEREKLİ”

Yapılan düzenlemelerle Gelir İdaresinin gönüllü memurları olduklarını kaydeden Başkan Sayın, “Bu durum ile sadece çok zor alınan meslek ruhsatımız ile başlayan hayallerimizin yıkılması ile kalmadık aynı zamanda emeğimizin karşılığında ücretini alamadığımız angaryaların esiri olduk. Devletin büyük bir iş yükünü ve bütün kırtasiye masrafını meslek mensuplarının üzerine devretmesi ekonomik kaybımıza neden olmaktadır. Bu durum meslek mensuplarının zaten çok ağır bir iş yükü altında ezilmelerine sebebiyet vermekte iken bir de gelir idaresi Başkanlığı dijital Vergi dairesinin yıllara sarkan teknik sorunları nedeni ile ciddi zaman kaybı yaşıyoruz.

Biz Mali Müşavirlerden kaynaklanmayan teknik sorunlar ve giderek karmaşıklaşan iş yükü, sistemsel sıkışıklık nedeni ile veremediğimiz beyannamelerin cezaları ile de karşı karşıya kalmaktayız. Beyan ve bildirimleri almak için kullanılan sistemlerin sağlıklı çalışmaması ve yoğunluk dönemlerinde tıkanması, zamanla yarışan meslektaşlarımızın streslerini katbekat artırmaktadır. Meslektaşlarımız, rutin dönemlerde dahi beyan ve bildirimleri sağlıklı bir şekilde hazırlayamaz hale gelmiştir. İdarenin teknik sorunlarından dolayı son gün, hatta son saatlerde süre uzatılmasının açıklanması kabul edilebilir bir durum değildir. Ancak, bu kadar ağır iş yükü altında çalışmak zorunda bırakılan Mali Müşavir meslek mensuplarının, bir işletmeninin faaliyetlerini ve işlemlerini sağlıklı bir yürütmesi mümkün müdür?

Sadece Nisan ayında GİB tarafından ilan edilen vergi takviminde toplam elli altı beyan ve bildirimin verileceği açıkça görülmektedir. Bu beyan ve bildirimlerin yanında bir de en son 20 yıl önce uygulanan ve genel tebliği ile sirküleri henüz iki üç ay önce yayımlanan, hala uygulamada birçok tereddüttü barındıran enflasyon düzeltme işlemlerine ilişkin yapılacak çalışmaları da aynı takvimde tamamlanmak zorunda bırakılmasını adil ve uygulanabilir bulmuyoruz!

Resmi, idari ve hafta sonu tatilleri Ramazan Bayramı ile birleşince toplam 12 günlük tatil nedeniyle Nisan ayında çalışma günü olarak sadece 18 gün kalmaktadır. Bu kadar kısa süreye bu kadar beyan ve bildirimin sağlıklı bir şekilde verilmesine imkân yoktur.

Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkililerine yaptığımız hem yazılı hem sözlü başvurularımızı dikkate alması için meslektaşlarımızın masa başında ölmesi mi gerekli! ” diye konuştu.

“İNSANİ ŞARTLARDA YAŞAMAK MALİ MÜŞAVİRLERİN DE ANAYASAL HAKKIDIR”

Sayın mesleki iyileştirme için taleplerini de şöyle sıraladı: “Mali Müşavirlerin iş yükünü hafifletecek çözüm önerilerini Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkililerine hem yazılı hem de sözlü olarak birçok kez aktardık. Yaptığımız her görüşmede, Mali Müşavirlerin ağır iş yükü altında ezildiği, omuzlarındaki yükün artık dayanılmaz bir seviyeye geldiğini, meslektaşlarımızın beden ve ruh sağlıklarının bu yükü kaldırmadığı sıklıkla ifade edilmiştir. Önerilerimize yıllardır sessiz kalınması sebebiyle büyüyen bu sorunların ortadan kaldırılması için beyan ve bildirimlerin sadeleştirilmesi, bilgi sistemleri alt yapılarının modernizasyonu şarttır.

Ölçüsüz bir iş yükü ve adil olmayan ücret tarifesi, mali müşavirlerin iş ve yaşam dengesini olumsuz etkiliyor ve insani yaşam hakkını ellerinden alıyor. Sorunlarımıza ivedi olarak çözüm üretilmesi için haykıran 130 bin meslek mensubunun çığlıklarına duyarsız kalınmamalıdır. Artık mevcut işlerimizi yapamaz hale geldik, bıçak kemiğe dayandı! İnsani şartlarda yaşamak biz mali müşavirlerin de anayasal hakkıdır.

3568 Sayılı Kanun revize edilmeli, haksız rekabete çözüm bulunmalı, gereksiz iş yükleri (Angaryalar) Mali Müşavirler üzerinden alınmalı. Aynı verilere dayalı olarak yapılan tekrarlı beyan ve bildirim yüklerinin hafifletilmesini TÜİK anketleri, İşgücü çizelgesi, işletme cetveli, gerçek faydalanıcı bilgi formu vb. kaldırılmalı ya da bizlerden değil ilgili kurumlardan istenmeli, Ba-Bs, Gekap, Geçici Vergi Beyanları kaldırılmalı, Ücret tarifeleri hakkaniyetli bir şekilde güncellenmeli, tarifenin altında iş kabul edenlere çözüm bulunmalı. Sayıları 5.000 OLAN YMM’lerin 130.000 SMMM’leri yönetmesini sağlayan TÜRMOB başkanı YMM den olur ve YÖNETİM Kurulu üyeleri 5/4 YMM den seçilir maddeleri kaldırılarak, azınlığın çoğunluğu yönetmesi hükmü kaldırılmalı.

Hazine ve Maliye Bakanlığından her ay beyan sürelerinin uzatılmasını değil, günümüzde yapay zekâ teknolojisinin kullanıldığı bir çağda, elektronik uygulamalar aracılığıyla toplanan verilerin etkin bir şekilde sınıflandırılmasını ve yasal olarak veri talep eden tüm kamu kurumlarıyla paylaşılmasını talep ediyoruz.

Ayrıca, vergi beyan dönem ve sürelerinin, resmî tatil günleri dikkate alınarak düzenlenmesini talep ediyoruz. Şu an meslek camiasında bir infial hali mevcuttur. Meslektaşlarımız gece gündüz demeden rutin işlerinin yanında ay sonuna kadar kurumlar vergisi beyannamelerini yetiştirmek için uğraşmaktadırlar. Bayram tatili nedeniyle çalışmaların sekteye uğraması, mükelleflerden bilgi ve belgenin toplanamaması sebebiyle kurumlar vergi beyannamelerinin süresinde sağlıklı bir şekilde hazırlanabilmesi mümkün değildir. Kurumlar vergisi beyannameleri bile süresinde hazırlanıp beyan edilemeyecek durumda iken bir de bundan 17 gün sonra geçici vergi döneminde enflasyon düzeltmesi işlemlerinin yapılmasının ve beyanname ekine bilançonun eklenmesinin istenmesi, biz mali müşavirlerin adeta cinnet geçirmesine sebebiyet vermektedir.

2024 yılı geçiş dönemi olması ve ikincil mevzuatın oldukça geç yayımlanması ve aşırı yoğunluk nedeniyle 2024 yılında geçici vergi dönemlerinde enflasyon düzeltme işlemlerinin yapılmaması için dayanakları ile birlikte Hazine ve Maliye Bakanlığı ve gelir idaresi başkanlığına yaptığımız müracaatımızın hayata geçirilmesini talep ediyoruz.

2023 yılına ilişkin Kurumlar Vergisi Beyannamelerinin ve elektronik defter beratlarının yüklenmelerinin Nisan ayındaki resmî tatil sürelerinin uzun olması nedeniyle zamanında yapılması mümkün değildir. Bu nedenle kurumlar vergisi beyannameleri ile e-defter beratlarının yükleme sürelerinin ve geçici vergi beyan süresinin uzatılması talebimizin yerine getirilmesi gerekir.

Tüm yukarıda saydığımız bu gerekçelerle Geçici vergi dönemlerinde Enflasyon düzeltmesinde bilanço hazırlanması kabul edilemez. Bilanço dönemselliğine aykırı olan bu uygulama meslek mensuplarımızın üzerindeki angaryalara bir yenisini daha eklemektir. Beyan/bildirim sürelerinin uzatılması ve uzamanın erken açıklanması camiamız açısından büyük önem arz etmektedir. Ayrıca, Ticaret ve sanayi odalarımızın ve esnaf odalarımızın da duyarlı davranarak sürece müdahil olmalarını önemle bir kez daha hatırlatıyoruz. Burada Hazine ve Maliye Bakanlığına sesimizi duyurmak istiyoruz. Geçerliliğini yitirmiş Mali Tatili değil, gerçek anlamda mali tatil uygulanmasını istiyoruz.

Bizler, devletimiz için her türlü fedakarlığı yapan tıpkı pandemi döneminde olduğu gibi ekonominin çarklarının dönmesi için sağlımızı tehlikeye atarak üzerimize düşen görevleri yüksek sorumluluk bilinci ile yerine getiren bir meslek grubuyuz. Devlet bizim devletimizdir. Tabi ki kriz dönemlerinde herkesin elini taşın altına koyması ve var gücü ile çalışması gereklidir. Ancak, hiçbir kamu gücünün de bir meslek grubuna bu kadar yüklenmeye, insanların psikolojilerini bozmaya hakkı yoktur. İşlerimizin daha sağlıklı bir şekilde yapabilmesi için haklı ve insani taleplerimizin ivedilikle hayata geçirilmesini bekliyoruz.”

Whatsapp Image 2024 04 24 At 12.09.15 (1)

Kaynak: RAVZA NUR BAYDEMİR