Yoğun ilgi gören programda Baran, yazarlık serüvenini, eserlerinin ortaya çıkış sürecini ve Anadolu’nun zengin tarihî ve kültürel mirasının edebiyata nasıl dönüştüğünü anlattı.
Konuşmasına kendisini tanıtarak başlayan Baran, gazetecilik yaptığı yıllarda Kapadokya’da gerçekleştirdiği saha araştırmalarının yazarlık hayatının temelini oluşturduğunu belirtti.
Bölgenin sözlü kültüründe yaşayan efsaneleri kayıt altına aldığını ifade eden Baran, bu çalışmaların ilk kitabı Kapadokya Öykülerine dönüştüğünü söyledi.
Söyleşide mitolojiye bakış açısını da paylaşan Baran, mitolojiyi insanın evreni ve yaratıcısını anlama çabasının edebiyattaki yansıması olarak değerlendirdiğini belirtti.
Tarihi kaynaklardan yararlanarak eksik kalan bölümleri kurgu ile tamamladığını ifade eden yazar, Likya Öyküleri adlı eserinde antik Likya coğrafyasının tanrı, tanrıça ve kahramanlarını tarihî veriler ışığında yeniden yorumladığını dile getirdi.
Kapadokya’nın kültürel mirasına da değinen Baran, Kapadokya Öyküleri kitabında bölgenin dört bir yanında anlatılan anonim efsaneleri edebiyatla buluşturduğunu söyledi. Kitaptaki ilk öykünün, Nevşehir’in Acıgöl ilçesinde bulunan Topada Yazıtı’ndan ilham aldığını belirten Baran, yazıtta adı geçen Tuwana Kralı Warpalawa’nın Konya Ereğli’ndeki İvriz Kaya Anıtı’nda da yer aldığını ifade ederek, Acıgöl ile Ereğli arasındaki tarihi dostluğun yaklaşık 2 bin 700 yıl öncesine uzandığını anlattı.
Araştırmaları sırasında dikkatini çeken bir diğer konunun ise Kapadokyalı Uç Beyi Digenes Akrites ile Battalgazi Destanı arasındaki benzerlikler olduğunu söyleyen Baran, her iki destanın da Anadolu’nun ortak tarihî hafızasını yansıttığını düşündüğünü ifade etti. Farklı kültür ve inançların aynı coğrafyada yaşayan kahramanları kendi bakış açılarıyla yeniden şekillendirmiş olabileceğini belirtti.
Söyleşinin ilerleyen bölümünde korku ve çocuk edebiyatı alanındaki çalışmalarına da değinen Baran, Mars’a Yolculuk adlı eserinde bilimsel bilgileri macera ile bir araya getirdiğini, beş baskı yapan kitabının çocuklar tarafından ilgi gördüğünü söyledi. Son kitabı Yıldızların Habercisi Galileo hakkında da bilgi veren yazar, Galileo’nun yaşamını çocuklara onun ağzından anlatarak bilim tarihi ve sorgulayıcı düşünceyi sevdirmeyi amaçladığını ifade etti.
Programın sonunda katılımcıların sorularını yanıtlayan İsrafil Baran, yazarlık sürecine ilişkin deneyimlerini paylaştı. Katılımcılar tarafından ilgiyle takip edilen söyleşi, soru-cevap bölümünün ardından hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.


Next





