Ahiler Kalkınma Ajansı toplantı salonunda gerçekleştirilen toplantıya, BM Kadın dostu kentler 2. yerel koordinatörü Nilgün Salmaner, KAP-KAD Derneği Başkanı Hayriye Demirbilek, Kapadokya Kadın imece derneği başkanı Sibel Aplak, dernek üyeleri, Av. Sema Yurtbilir, Nevşehir Emniyet basın birimi, Gazeteciler ve davetliler katıldı.

Açılış konuşmasını yapan KAP-KAD Derneği Başkanı  Hayriye Demirbilek: ?Toplumsal cinsiyet eşitliğinin yaşama geçirilmesi ve kadına yönelik her türden şiddetin durdurulması hedefiyle, Nevşehir?deki STK toplum temsilcileriyle medya arasında bir köprü kurarak, ortak bir dil ve davranış ve sürekli diyalog oluşturulmasını, birlikte  dönüştürücü adımlar atılmaya başlanmasını sağlamak Yerel Medyanın, kadının insan hakları, kadına yönelik şiddetin insan hakları ihlali olduğu, mevzuat ve şiddetle mücadelede işletilecek mekanizma ile ilgili haberler yapmaları sağlanacak.

Medyada yer alan haberler toplumsal cinsiyete duyarlı dille hazırlanacaktır. Kadın STK toplum örgütleri de, medyada yer alan haberlerin ve yapılan programlarının takipçisi olacaktır. Nevşehir merkez ilçede yayın yapan 2 televizyon, 2 radyo, 4 gazete, 1 internet, Nevşehir Gazeteciler Cemiyeti, Valilik Basın ve Yayın Müdürlüğü, Nevşehir Belediyesi Basın ve Yayın Müdürlüğü,  Kapadokya Kadın Dayanışma Derneği, Nevşehir Kadın Derneği, Kapadokya Kadın İmece Derneğidir.

Yerel medya ve Kadın STK toplum örgütleri temsilcilerinden oluşan, 20 kişilik ekip, toplumsal cinsiyet eşitliği ve medya, mevzuat ve düzenlemeler konularında eğitimler alarak Nevşehir?de şiddetin olağanlaştırılmadığı, kadının bir nesne olarak medyada yer almadığı ve kadına yönelik şiddetle mücadelede kamuoyunda farkındalık yaratacak toplumsal cinsiyete duyarlı habercilik kültürünün oluşturulmasını sağlayacaktır.

Ayrıca, kadın STK toplum örgütleri, medyada yapılacak   haberlerin ve programlarının takipçisi olacaktır. Hedef kitle, toplumsal cinsiyet eşitliğinin yaşama geçirilmesi ve kadına yönelik her türden şiddetin durdurulması, Nevşehir?deki kadın STK toplum temsilcileriyle medya arasında bir köprü kurarak, toplumsal cinsiyete duyarlı bir dil geliştirilmesiyle  kadına yönelik şiddet konusunda, birlikte dönüştürücü adımlar atılmaya başlanmasını sağlamak noktasında önem kazanmaktadır.? dedi.

Programa konuşmacı olarak katılan Birleşmiş Milletler Kadın dostu kentler 2. yerel koordinatörü Nilgün Salmaner? de  Kadınların ve kız çocuklarının; sağlık, eğitim ve sosyal  hizmetlere, istihdam olanaklarına, kaliteli, kapsamlı kentsel hizmetlere (ulaşım, konut vb.), şiddete maruz kaldıkları takdirde hakları güvence altında alacak mekanizmalara erişimlerine ve de şiddete maruz kalmalarını önleyici uygulamaların güçlendirmesine katkı sunacak çalışmalarda, yerel yönetimlerin planlama ve karar süreçlerinde birlikte hareket ederek,

kadınların ve kız çocuklarının kentsel yaşamın tüm alanlarından eşit bir biçimde yararlanmasını ve yer almasını destekleyen kentler kadın dostu kentlerdir. Bu nedenle kadın erkek eşitliğinin sağlanmasında ve cinsiyete dayalı ayrımcılığı mücadelede ele alınması gereken en önemli alanlardan biri de medyadır? dedi. Salmaner, kadın dostu kentler hakkında şöyle konuştu.

KADIN DOSTU KENT NEDİR? Kentin sunduğu ekonomik, sosyal ve siyasi fırsatlardan kentte yaşayan herkesin eşit bir biçimde yararlanabileceği kent NEDEN KADIN DOSTU KENT?

Kent nüfusunun yarısını oluşturmalarına rağmen kadınlar, yerel karar alma süreçlerine tam ve eşit bir biçimde katılamamaktadırlar. Halbuki kadınlar seçilmiş ve atanmış yerel yöneticilerin planlama ve yönetim sürecinde danışmaları gereken doğal ortaklardır. Kadınların karar alma mekanizmalarında eşit temsil talebi; anayasal bir haktır, demokrasinin vazgeçilmez unsurdur.

Şehir planlamaları, geleneksel olarak erkekler tarafından yapılmakta ve kadınların ihtiyaçları göz önünde bulundurulmamaktadır. Oysa konut, güvenlik, ulaşım, eğitim ve sağlık gibi alanlarda alınan yerel kararlar, kadınları doğrudan etkilemekte hayatlarını kolaylaştırmakta veya zorlaştırmaktadır. Kadınlar yerel meclislerde temsil edilmedikleri için bu kararları etkileyememektedirler.

Örneğin kentin planlanması ve organizasyonunda kadınların bir araya gelebilecekleri mekanlar, her mahalleye bir kreş, gündüz bakımevi hizmetleri vs. genelde önceliklendirilmez. İyi aydınlatılmamış sokaklar, uzak noktalara hizmet vermeyen belediye otobüsleri ve bu araçların güvenli olmayışı kadınların en temel haklarından biri olan seyahat özgürlüğünü kullanmasını engeller. Üstgeçitler ve yüksek kaldırımlar, kadınların bebek arabaları ile kentin sokaklarını kullanımını zorlaştırır.

Kentlerin kültürel, spor ve dinlence olanaklarından da en az yararlanan gruplarından birini yine kadınlar oluşturmaktadır. Ayrıca, kadınların şiddete uğradıklarında sığınabilecekleri mekanlar, ilgililere ulaşabilecekleri acil destek hatları da yine kent yönetiminin yaptığı planlarda göz ardı etmemesi gereken unsurlardandır. Bu proje ile planlamasında, yönetiminde ve günlük yaşamında kadınların aktif bir biçimde rol aldığı kadın dostu kentler oluşturulmasına destek verilecektir.? Haber: Erdal KESİCİ

 


Muhabir: Yazar Silinmiş