Türk Eğitim Sen Nevşehir Şube Başkanı Tayfur Urgenç, kamu çalışanlarının yaşadığı ekonomik sıkıntılara dikkat çekerek memur ve emeklilerin gerçek gündeminin geçim derdi olduğunu söyledi. Urgenç, ek zam, refah payı ve enflasyon farkının aylık maaşlara yansıtılması taleplerini yineledi.

Kamu çalışanlarının suni gündemlerle oyalanmaya çalışıldığını belirten Urgenç, sendikal mücadelenin temel konusunun ekonomi olması gerektiğini ifade etti.

Urgenç açıklamasında, “Oysa bizim işimiz bunlar değil. Bizim işimiz memurun derdiyle, emeklinin sıkıntısıyla ilgilenmektir. Çünkü gerçek gündem bellidir geçim derdi.” dedi.

“ALINAN ZAM İLK AYLARDA ERİDİ”

Nisan ayı enflasyon rakamlarının ekonomik tabloyu net şekilde ortaya koyduğunu ifade eden Urgenç, yılın başında verilen maaş artışlarının kısa sürede etkisini kaybettiğini söyledi.

Nevşehir’de elektrik kesintisi: 15 Mayıs’ta elektrikler kesilecek
Nevşehir’de elektrik kesintisi: 15 Mayıs’ta elektrikler kesilecek
İçeriği Görüntüle

Urgenç, “Geçtiğimiz günlerde Nisan ayı enflasyon rakamları açıklandı. Hükümetin 2026 yılı sonu için öngördüğü enflasyon hedefi yüzde 16 idi. Ancak bu hedefin yüzde 14,68’i daha yılın ilk dört ayında gerçekleşti. 1 Ocak’ta kamu çalışanlarına yüzde 11 maaş artışı yapıldı. Bugün geldiğimiz noktada dört aylık enflasyon yüzde 14,68’e ulaşmış durumda. Yani alınan zam daha yılın ilk aylarında erimiştir. İşte bizim gerçek gündemimiz budur. Biz, sendikal gündemin suni, siyasal ve konjonktürel tartışmalarla meşgul edilmesine müsaade etmeyiz. Bugün dört kişilik bir ailenin asgari geçim haddinin 107 bin TL’ye ulaştığı bir ülkede, kamu çalışanlarının büyük çoğunluğu bu rakamın çok altında maaşlarla geçinmeye çalışıyor. Konuşmamız gereken budur. Buradan hükümete açık çağrımızdır: Bizim öncelikli meselemiz geçim derdidir” dedi.

“EK ZAM VE REFAH PAYI ŞART”

Kamu çalışanlarının alım gücünün her geçen gün düştüğünü belirten Urgenç, yalnızca enflasyon farkı verilmesinin yeterli olmadığını söyledi.

Urgenç, “Refah payı talep ediyoruz. Çünkü yalnızca enflasyon farkı vermek yeterli değildir. Enflasyon farkı demek, maaşı sadece enflasyon kadar artırmak demektir. Bu ise gerçek anlamda zam değil, sıfır zamdır. Çalışanın alım gücünü korumaya bile yetmemektedir. Gerçek ücret artışı; büyüyen ekonomiden, artan milli gelirden memurun ve emeklinin hak ettiği payı almasıyla mümkündür. Bunun yolu da enflasyon farkına ek olarak refah payı uygulanmasından geçmektedir. Türkiye Kamu-Sen olarak diyoruz ki: Her maaş artışı döneminde aynı tartışmaları yaşamayalım. Refah payı uygulaması kalıcı ve rutin bir politika haline getirilsin. Kamu çalışanı da emekli de büyüyen Türkiye’den hak ettiği payı alsın” ifadesinde bulundu.

“ENFLASYON FARKI AYLIK YANSITILMALI”

Enflasyon farkının yılda iki kez verilmesinin yüksek enflasyon ortamında yetersiz kaldığını ifade eden Urgenç, maaş kayıplarının önüne geçilmesi için yeni düzenleme yapılması gerektiğini dile getirdi.

Urgenç, “Bir diğer önemli talebimiz ise enflasyon farkının aylık olarak maaşlara yansıtılmasıdır. Bugün kamu çalışanlarına enflasyon farkı yılda iki kez, ocak ve temmuz aylarında olmak üzere 6 aylık dönemler halinde verilmektedir. Ancak yüksek enflasyon ortamında bu uygulama maaşların her geçen ay erimesine neden olmaktadır. Hükümet sürekli olarak “Memuru ve emekliyi enflasyona ezdirmeyeceğiz” söylemini dile getiriyor. Eğer bu iddianın altı gerçek anlamda doldurulmak isteniyorsa, enflasyon farkının aylık olarak maaşlara yansıtılması gerekir” dedi.

Whatsapp Image 2026 05 15 At 13.48.11

Muhabir: ÖZLEM EKİCİ