İstanbul Kent Üniversitesi Öğretim Üyesi ve pazarlama iletişimi ile kuşak araştırmaları alanındaki çalışmalarıyla tanınan Doç. Dr. Duygu Aydın Aslaner, yapay zekânın reklamcılıktaki yükselen etkisini değerlendirdi.
Aydın Aslaner, yapay zekanın teknik bir yenilik olarak ele alınmaması gerektiğini; iletişim süreçleri üzerinde doğrudan etkisi olan bir araç haline geldiğini vurguladı.
Genç kuşakların teknolojiyle kurduğu güçlü ilişki, markalar açısından önemli fırsatlar yaratıyor. Doğru stratejiler geliştirildiğinde markalar, ürün ya da hizmet tanıtımının ötesine geçerek tüketiciyle daha uzun vadeli ve anlamlı bağlar kurabiliyor. Mevcut dönüşüm, yaratıcı süreçlerin teknolojik imkânlarla desteklenmesini giderek daha gerekli kılıyor.
İNSAN YARATICILIĞI VE YAPAY ZEKA DESTEKLİ ÜRETİM
Aydın Aslaner, yapay zekânın reklamcılığa kattığı değeri şöyle açıkladı: “Esas mesele, insan yaratıcılığı ile yapay zekânın hangi aşamada ve nasıl bir araya geleceğidir. Tüketiciler hâlâ samimiyeti ve insani dokunuşu önemsiyor. Yapay zekâ, etik ve yaratıcı denetimle kullanıldığında reklam üretim süreçlerini hızlandıran, geniş içerik seçenekleri sunan ve yaratıcı düşünceyi besleyen güçlü bir araçtır.”
Aydın Aslaner’e göre yapay zeka, kampanyaların planlama ve üretim aşamalarında önemli kolaylıklar sağlasa da karar veren bir unsur olarak görülmemelidir. Yaratıcı süreci destekleyen, hikâye anlatımını zenginleştiren ve yüksek bütçeler gerektiren birçok uygulamayı daha erişilebilir hâle getiren bir teknoloji olarak değerlendirilebilir. Bu sayede markalar, hedef kitlelerine daha kişiselleştirilmiş mesajlar iletebiliyor ve iletişim performanslarını artırabiliyor.
YARATICILIĞIN YENİ UFUKLARI
Reklamcılığın geleceğine ilişkin değerlendirmelerinde Doç. Dr. Duygu Aydın Aslaner, sektörün hızla değişen yapısına dikkat çekti: “Yapay zekânın reklam kampanyalarına entegre edilmediği bir sürecin giderek daha az olası hâle geldiği görülüyor. İçinde bulunduğumuz dönem, insan emeğini ve yaratıcılığı farklı bir boyutta değerli kılıyor. Yaratıcı ekiplerin bu teknolojiyi doğru biçimde yorumlaması, sektörde yeni imkânların önünü açacaktır.”
Aydın Aslaner, sözlerini reklamcılığın geleceğine dair vizyonunu ortaya koyan şu değerlendirmeyle tamamladı: “Yakın gelecekte fark yaratan markalar, yapay zekâyı insan yaratıcılığıyla uyumlu şekilde bir araya getirebilenler olacak. Reklamcılığın bir sonraki önemli dönüşümü de bu uyumdan beslenecek.”
Next





