MUŞKARA HABER ÖZEL- 2023 yılında Nevşehir Devlet Hastanesinde meydana gelen olayda kırık bacağından ameliyat olan 75 yaşındaki Emine Ekinci, ameliyatın ardından ortopedi servisine alınmış ardından Ekinci’ye sağlık personeli tarafından başka bir hasta için getirilen kan verilmişti.
Kan nakli sırasında fenalaşan ve kalbi duran Ekinci’ye ilk müdahale serviste yapılırken, daha sonra Kayseri Şehir Hastanesi yoğun bakım ünitesine sevk edilen Ekinci, burada yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetmişti.
Olay sonrasında Nevşehir 5. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, tutuksuz sanık hemşire M.Y. hakkında “taksirle ölüme neden olma” suçundan önce 2 yıl 6 ay hapis cezası verildi. Mahkeme daha sonra bu cezayı adli para cezasına çevirerek sanığın 45 bin 500 lira adli para cezasına çarptırılmasına hükmetti.
Nevşehir 5. Asliye Ceza Mahkemesi’nin kararının Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bozulmasının ardından dosya yeniden ele alındı. Yapılan yargılama sonunda mahkeme, sanık hemşire hakkında 6 ay süreyle hemşirelik mesleğini icra etmekten yasaklanmasına ve adli para cezası uygulanmasına karar verdi.
“VERİLEN KARAR VİCDANIMIZI TATMİN ETMEDİ”
Emine Ekinci’nin kızı Sanem Çakır, verilen cezayı yetersiz bulduklarını belirterek adalet arayışlarını sürdüreceklerini söyledi.
Çakır, yaptığı açıklamada, sadece annesini kaybetmiş bir evlat olarak değil, benzer acıların başka aileler tarafından yaşanmaması için konuştuğunu ifade ederek, şunları kaydetti: “Ben bu davanın tarafı olarak sadece annesini kaybetmiş bir evlat değil, aynı zamanda benzer acıları başka aileler yaşamasın isteyen bir vatandaş olarak konuşuyorum.
Annemi üç yıl önce, iddiamıza göre önlenebilir bir sağlık hizmeti hatası sonucu kaybettik. O günden bu yana verdiğimiz mücadele yalnızca annemiz için adalet arayışı değil, sağlık sisteminde hesap verebilirliğin sağlanması içindir.
Bu dosyada verilen kararın vicdanımızı tatmin etmediğini düşünüyoruz. Önce adli para cezası verilmesi, ardından istinaf sürecinde altı ay meslekten men kararı çıkması, yaşanan telafisi mümkün olmayan kaybın ağırlığını karşılamamaktadır. Bir insan hayatının geri dönüşü yoktur. Bizim kaybettiğimiz sadece bir dava dosyasındaki isim değil; annemiz, ailemizin direği ve sevdiklerimizin hayatındaki en değerli insanlardan biriydi.”
“İNTİKAM DEĞİL, ADİL VE CAYDIRICI YAPTIRIM İSTİYORUZ”
Çakır, süreç boyunca intikam duygusuyla hareket etmediklerini, taleplerinin sorumluluğu bulunan kişilerin hukuk önünde adil şekilde karşılık bulması olduğunu ifade etti.
Çakır, açıklamasını şöyle sürdürdü: “Biz hiçbir zaman intikam istemedik. Talebimiz, ihmali veya kusuru bulunan herkesin hukukun öngördüğü şekilde adil ve caydırıcı bir yaptırımla karşılaşmasıdır. Çünkü yeterince caydırıcı olmayan kararlar, benzer olayların tekrar yaşanma riskini artırabilir.
Bu süreçte en çok canımızı yakan şey, annemizi geri getiremeyeceğimizi bilmek ama yaşananların karşılığında verilen yaptırımın, kamu vicdanında adalet duygusunu karşılamadığını hissetmektir. Adalet, sadece dosyanın kapanması değildir; toplumun, sağlık çalışanlarının ve hasta yakınlarının hukuka olan güvenini de korumaktır.”
“MÜCADELEMİZİ BAŞKA AİLELER AYNI ACIYI YAŞAMASIN DİYE SÜRDÜRÜYORUZ”
Sanem Çakır, adalet arayışlarını annelerinin hatırasını yaşatmak ve benzer olayların tekrar etmemesi için sürdüreceklerini vurguladı.
Çakır, “Dileğimiz, sağlık hizmetlerinde ihmallerin titizlikle değerlendirilmesi, sorumluların hesap vermesi ve insan hayatının her şeyden daha değerli olduğunun hukuk önünde de açık şekilde ortaya konulmasıdır.” ifadelerini kullandı.
Aile, kararı Yargıtay’a taşıyacaklarını bildirdi.


Next





