Osmanlı’ya en sadık millet Ermeni iken; Rusya, İngiltere ve Fransa’nın kışkırtması ile Van'da, Agop Manuktyan tarafından kurulan ERMENİ TAŞNAK KOMİTASI, özellikle Doğu’da birçok katliamlara neden olmuştur.
ERMENİ DİASPORASI, “Ermeni Soykırımı” yalanını yayarak, “Büyük Ermenistan” hayalini kurmuşlardır.
Asıl soykırıma uğrayan Türklerdir. Rus askerlerinin arkasına sığınan Ermeniler, yıllarca komşuluk ettikleri, dost bildikleri Türkleri topluca katletmişlerdir.
Bütün bunların en doğrusunu tarihçi yazar Abdullah Ayata'nın romanlarında, “roman tadında” okuyabilirsiniz.
“SON ERMENİ” romanında olayın değişik boyutu ele alınmıştır. Abdullah Ayata'nın “Son Ermeni” adını taşıyan romanı Türkiye'nin yakın tarihine farklı bir açıdan yaklaşıyor. Ayata'nın romanı, yörede anlatılan gerçek bir öyküden alınmıştır.
“Son Ermeni”; Gazer Efendi, İbiş Hoca ve köy halkının dramatik yaşamlarını konu alır.
Roman, dinleri ve dilleri ayrı olan iki insanın birbirlerine duydukları aşkın öyküsü ile başlar.
İbiş Hoca'nın köylüsü olan genç Veli ile Ermeni köyünden Hristiyan güzel Horimsi; iki gencin aşkı, bir zamanlar aralarından su sızmayan iki halkı -Ermeniler ile Türkleri- karşı karşıya getirse de İbiş Hoca'nın tutumu ve davranışları, her iki tarafı da rahatlatacak, olay iki gencin evlenmesi ile yatışacaktır.
Osmanlı, uzun yıllar birlikte yaşadığı ayrı uyruktan halkları “kendi can güvenlikleri için” uzak diyarlara göndermektedir. Gazer Efendi ve köylüsü de kendi köylerini boşaltmak zorunda kalır. Kendi istekleriyle toplanıp, Beyrut trenini yetişmek için yollara düşerler. Kafilenin yolu İbiş Hoca'nın köyünden de geçer. İki halk, tıpkı eski günlerde olduğu gibi kucaklaşır. Türkler, son Ermenileri ellerinden geldiğince ağırlamaya, gönüllerini hoş tutmaya, onları dostlukla uğurlamaya çalışırlar.
Gazer Efendi rahatsızlanır. Kafile hastanın iyileşmesini bekler. Gazer Efendi, uzun yolculuğa çıkabilecek durumda değildir. Beyrut trenini yetişmek zorunda olan Ermeni kafilesi, Gazer Efendi'yi göz yaşları içinde İbiş Hoca'nın güvenli ellerine teslim eder.
Gazer Efendi, “Kurtuluş Savaşı yıllarının son Ermenisi”dir. Kış boyunca çok sevdiği İbiş Hoca ve köylüleri ile yaşar.
Abdullah Ayata, Son Ermeni'de, geçmişten günümüze milletimizin sahip olduğu değerleri anlatırken yaşadığımız birtakım sorunları da hoşgörü ile nasıl çözebileceğimizin ip uçlarını da veriyor.
Rus, İngiliz, Fransız Devletlerinin kışkırtmasıyla Türklere karşı “soykırım” uygulayan Ermenilerdir.
Türkiye, asılsız iddialar karşısında, özellikle Tarihçi Yusuf Halaçoğlu- defalarca “Ermeni ve Türk tarihçileri bir araya gelsin. Belgeleri açalım. Gerçekler ortaya çıksın.” diye öneri sunduğu halde Ermeni tarafı buna yanaşmıyor. Çünkü, iddiaları mesnetsiz.
Bu arada hiç sözü edilmeyen ABD’yi de unutmamak gerekir.
Sanki ABD, Çanakkale Savaşı'nda Avrupa Ülkelerinin yanında değilmiş gibi…
ABD, Çanakkale Savaşı'nda İtilaf Devletleri’nin yanında yer aldı. Savaşın kaderini değiştirdi.
ABD, dün olduğu gibi bugün de karıştırıcılığına devam ediyor.
Gerçeği bir tarihçi gözüyle görmek istiyorsanız, Türk Edebiyatının, günümüz romancısı Abdullah Ayata'nın “Muhbir Mehmet” ve “Son Ermeni” romanlarını mutlaka okuyun!..
Next