Lig bitti! 2025 - 2026 sezonu GALATASARAY şampiyon! FENERBAHÇE ikinci! TRABZONSPOR üçüncü! BEŞİKTAŞ dördüncü!

Kayserispor, Fatih Karagümrük, Antalyaspor Süper Ligden düştü.

Galatasaray’ın kadrosunda, çok azı Türk gerisi yabancı… Fenerbahçe’nin Avrupa Ligi kadrosunda 11 futbolcusu yabancı… Trabzonspor’un, Beşiktaş'ın kadrolarına baktığımızda yine aynısı…

Anadolu takımları farklı mı? Elbette “hayır”! Kısır döngü devam ediyor!

Bazı takımlar, yeni bir yönetim seçecek. Bütçe hesaplanacak. Bütçeye göre yeni futbolcu arayışına girilecek.

Önce yabancı ülkelere; Almanya’ya, İspanya’ya, İngiltere’ye, Fransa’ya gidilerek yabancı futbolcu alınacak. Geriye kalanını Türk futbolcularının en iyileri tercih edilecek. Ligdeki iddiasına göre, büyük borç altına girilecek. Kısır döngü devam edecek!

Belki de şu anda 3. Lig’de top koşturan birçok futbolcu vardır, “Süper Lig’de” oynayabilecek.

Yabancı futbolcuya milyonlarca dolar verilecek. Ülkenin döviz kaybına, ekonomik kayba yol açacak.

Her şeyden önemlisi, kendi gençlerimiz belki de daha yetenekli oldukları halde yetişemeyecekler.

Futbol, bir pazar oluşturdu. Brezilya, Arjantin gibi ülkeler, ekonomik darlık çekerlerken, futbolcu pazarlayarak, ekonomik dar boğazdan kurtulmaya çalışıyorlar. Bunda da başarılı oluyorlar.

Türkiye ise, bol yabancı alarak hem Türk futboluna hem de ekonomiye olumsuz katkıda bulunuyoruz.

Türkiye liglerinde, büyük takımlar gereğinden fazla futbolcu alarak, takımlarını “futbolcu mezarlığına” dönüştürüyorlar. Yetişecek futbolcuyu da köreltiyorlar. Bu ise Türk futbolunun gelişmesini önlüyor. Dünya ile rekabet edecek gücümüzü azaltıyor.

Bu kısır döngü böyle devam edip gidecek.

Milli takıma girebilmek için, o ülkenin halkından olmak gerekir. Takımlar, Türk futbolcularına yeterince yer vermeyince, Milli takım için yeterince futbolcu yetişmiyor. Bunun tek nedeni, Türk futbolcularının tercih edilmeyişinden kaynaklanıyor.

Türkiye’yi geleceğe hazırlamak için “ekonomide, sanayide, siyasette” yerli ve milli olmalıyız. Sporda da! Geleceğin Türkiye'sini kurup, geleceğin dünyasında yerimizi almalıyız.

Çünkü “gelecekte zor günler” bizi bekliyor!