Her yıl, ağustos ayında, Hacıbektaş’ta “Hacı Bektaş-ı Veli anma töreni” düzenlenir.

Coşku ile kutlanan bu törenlere, yurdun dört bir yanından, yurtdışından birçok insan katılır.

Etkinlikler bu yıl, 15 Ağustos'ta başladı.

HACI BEKTAŞ-I VELİ

13. yüzyıl başlarında, Nişabur’da dünyaya gelen Hacı Bektaş-ı Veli, Moğol istilası baskısı sonucu, Suluca Karahöyük’e yerleşerek, tasavvuf yoluyla, Türkmenlerin gönlüne girmiştir.

Oğuzların Çepni Boyu, Bektaşlu Oymağına aittir.

Karahanlılar, Selçuklular ve Osmanlılar’da bir gelenek vardır; fethedilen yerlere icazet almış bir tasavvuf ehli atanır, tekke ve zaviye kurulur. Bölgenin Türkleşmesi ve Müslümanlaşması sağlanır.

Hacı Bektaş- ı Veli, 1071 yılında, Malazgirt Savaşı ile Türklere, Anadolu kapılarının açılmasıyla, Mevlana, Ahi Evran, Yunus Emre gibi Türk düşünürleriyle birlikte Anadolu’nun Türkleşmesinde, Müslümanlaşmasında, önemli katkıda bulunmuştur.

Suluca Karahöyük'e tekkesini kurarak, birçok mürid yetiştirmiştir. Bunlardan birisi de, Bektaşi Tarikatının en büyük şeyhi Sarı Saltuk’tur.

SARI SALTUK

Osmanlı döneminde, 13. yüzyılda yaşayan, Balkanların Türkleşmesi ve İslamlaşmasını sağlayan Bektaşi Tarikatının en büyük şeylerinden biridir.

Moğol istilasında, Türkmenlerin öncülüğünü yaparak, Dobruca’ya yerleşmesini sağlamıştır.

Türklerde, “ak”, “kızıl”, “kara” ve “gök” renkleri belli boyların simgesi olarak kullanılır. Türklerde sarı renk; “hakanlık, liderlik” için kullanılan bir renktir. Akkoyunlular ve Karakoyunlular “sarı rengi” simge olarak kullanmışlardır. Sarı Saltuk, bir Türk boyunun lideridir.

Kaynaklarda 1210 - 1215 yıllarında doğduğu belirtilmektedir. 1296 - 1300 yıllarında, Romanya'nın Dobruca bölgesinde şehit edilmiştir.

SALTUKNAME’DE

Saltukname’de, 99 yıl yaşadığı, düşmanları tarafından zehirlendikten sonra hançerlenerek şehit edildiği yazmaktadır.

Menkıbede, ölümünü hissedince, vasiyeti üzerine, 7 tabut hazırlanır. Şehit edilişinin ardından, her bir tekkeye, bu tabutlardan biri ile defnedilir. Asıl sandukası, Dobruca’dadır. Balkanlarda ve Anadolu'da, Sarı Saltuk'a ait birçok türbe bulunmaktadır.

Rivayete göre, Hacı Bektaş-i Veli “Seni Balkanlara saltuk!” demiştir.

Orta Anadolu Türkçesi döneminde, ekler tek şekilli idi. Bugün eklerin, ses uyumuna göre 8 şekli vardır. Bugün kullandığımız “dık” ekinin “d”li şekli yok idi. Bunun için “saldık” sözcüğü, “saltuk” şekilde söyleniyordu.

SARIHIDIR KÖYÜ İSMİ

Saltukname’de Sarı Saltuk’un, asıl isminin “Sarı Hıdır”, “Sarı Hızır” olduğu yazmaktadır. “Hıdır” veya “Hızır”, Osmanlı Türçesi’nde “dat” harfiyle yazılır.

“Dat” harfi hem “dı” hem “zı” şeklinde okunur. Yani Saltukname’ye göre Sarı Saltuk'un asıl isminin Sarı Hıdır olması gerekir.

Cumhuriyet Dönemi’nde, 1924 - 1927 yıllarında Anadolu'daki Ermenice, Rumca, İbranice, Arapça yer isimleri Türkçesi ile değiştirilmiştir.

Ürgüp Sarıhıdır köyünün ismi Osmanlı Dönemi’nde, “Sarı Hafir” iken, 1927 yılında “Sarıhıdır” olarak değiştirilmiştir.

“Hafir”, Osmanlı Türkçesi’nde, “oyulmuş, kazılmış yer” anlamına gelmektedir. Mezara da “Hafir” adı verilmektedir. Aslı Arapçadır. Arapça olduğu için Türkçesi’yle değiştirilmiştir. Oysa, değiştirilen “Hıdır” sözcüğü de Arapça’dır!

Sarıhıdır’da, Kapadokyalı yerli halk M.Ö.’ki yıllarda, özellikle Sasaniler’den korunmak için, “andazit” sarı kayalara oyulmuş yerleşim yeri kazdıklarından, bu yerleşim yerine Osmanlılar, “Sarı Hafir” adını vermişlerdir. Harita-i Ürgüp’te görebilirsiniz.

Sarıhıdır köyünün “Bektaşilik” ile bir ilgisi yoktur. Sarıhıdır köyü, kuruluşundan beri “sünni” bir köydür. Köyün kurucu sülaleleri, “Kabaşoğulları” ile “Musabey” sülaleleridir. Kabaşoğulları; “Avşar boyunun Kabaşoğulları” oymağındandır.

“SARIHIDIR ADLI” YER İSİMLERİ

Balkanlarda 3 yerleşim yerinin adı, Türkiye’de ise Nevşehir ilinin, Ürgüp ilçesine bağlı Sarıhıdır köyü olmak üzere 4 yerleşim yeri “Sarıhıdır” adını taşımaktadır.