Serbest piyasa ekonomisinin sürdürülebilirliği, piyasa mekanizmalarının yalnızca kendiliğinden işleyen rasyonel bir düzene indirgenmesiyle mümkün değildir. Şeffaflık, adil rekabet ve hukukun üstünlüğüne dayanan güçlü bir kamu regülasyonu olmaksızın piyasa; kısa sürede manipülasyona, spekülasyona ve haksız kazanca açık hâle gelir. Piyasanın rasyonel zemininden saparak yapay maliyetler, arz kısıtlamaları ve kayıt dışı müdahalelerle bozulduğu her durumda devletin denetleyici, dengeleyici ve hukuki regülatör gücü bir tercih değil; iktisadi adaletin vazgeçilmez şartıdır.

Adalet Bakanlığımızın koordinasyonunda, Ticaret Bakanlığımız, Tarım ve Orman Bakanlığımız ile Hazine ve Maliye Bakanlığımızın veri analitiği ve disiplinler arası iş birliğiyle yürütülen bu operasyon, tarladan sofraya uzanan değer zincirini korumaya yönelik son derece güçlü ve kıymetli bir adımdır. Bu müdahale; yalnızca fiyat istikrarını değil, üreticinin emeğini, tüketicinin alım gücünü ve piyasadaki güven ortamını aynı anda muhafaza etme iradesinin somut ifadesidir.

Medeniyetimizin ticari ahlakına temel teşkil eden Ahilik geleneği; helal kazancı, ölçü ve tartıda mutlak adaleti, üreticinin hakkını ve tüketicinin hukukunu korumayı esas alır. Ahilik’te ticaret, yalnızca kâr maksimizasyonu değil; ahlaki sorumluluk, toplumsal denge ve emeğin hakkının teslimidir. Üreticimizin alın terini, tüketicimizin alım gücünü ve piyasanın doğal dengesini yapay maliyetler ile arz manipülasyonlarıyla zedeleyen her türlü haksız kazanç teşebbüsüne karşı sergilenen bu kararlılık, kadim ticari ahlakımızın ihyası kadar çağdaş iktisadi düzenimizin adil işlemesi bakımından da hayati önem taşımaktadır.

Sayın Cumhurbaşkanımızın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde gıda güvenliği ve tedarik zinciri etiğinin teminatı haline gelen bu düzenleyici irade; büyük ve güçlü Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin hem üreticisini hem vatandaşını korumasının somut bir tezahürüdür. Bu anlayış, Türk-İslam medeniyetimizin helal kazanç, emeğin hakkı ve toplumsal adalet ilkeleri açısından da müstesna bir anlam taşımaktadır.

Devletin düzenleyici gücü, üreticinin emeğinin ve vatandaşın hakkının en büyük güvencesidir. Piyasa özgürlüğü ile kamu adaleti birbirinin alternatifi değil, birbirini tamamlayan iki temel ilkedir. Bu denge korunduğu ölçüde hem ekonomik istikrar hem de toplumsal güven pekişmeye devam edecektir.

Adaletin tecellisi için güçlü bir liderlik ve irade ortaya koyan Sayın Cumhurbaşkanımız ile bu iradeyi sahaya yansıtan Sayın Bakanımız Akın Gürlek başta olmak üzere; devletimizin bütün temsilcilerine ve emeği geçen her bir kamu görevlisine şükranlarımı arz ederim.

Milli irfanımızın ve kadim dualarımızın bereketiyle: “Allah devlete, millete zeval vermesin.”

Devletimizin izzeti, milletimizin birliği, basiretli yöneticilerimizin gücü ve gayreti daim; ömürleri bereketli olsun.