Yaşadıklarım ve gördüklerim üzerine bazı tespitlerim:
Bir ferdin annesi veya babası Türk kültürüne değer verdiğinden(istisnalar yekün teşkil etmez) oğluna veya kızına Türkçe isim veriyor. Hatta Türk tarihinde varlık bulmuş eski isimler veriyor.
Lakin; kıza bakıyorsun çıplaklığı bir değer görüyor, bir menem sanıyor. Soyundukça soyunuyor. Oğlu da kulaklarında küpe, acayip kılıklı kostümler içinde...
Doktora gidiyorsunuz. Adı da soyadı da tam bir Türk adı. Türk kültürüne değer verip, sahip çıkmaya çalıştığınız için gurur duyuyorsunuz. Tahliller yaptırıyorsunuz. Saat 11.30 da sonuç çıkar deniliyor. O saatlere yakın içeri giriyorsunuz. Doktor sonuç çıkmamış diyor.
Bekliyorsunuz.
12.45'te doktor muayene odasından çıkıyor. Ardından da sekreteri. Sekretere yaklaşıp, "Doktor gidiyor mu?" diyorsunuz. Sekreter de sorunuza, "Evet", diyor. Siz de kan verme görevlisine gidip kan tahlillerini soruyorsunuz. Görevli, "Sonuçlar çıktı", diyor.
Yani...
Doktor, "sonuç bekleyenler var mı?" diye sormuyor. Bu durumda öğleden sonraya kadar 1,5 saat bekleyeceksiniz.
Esnafla işiniz oluyor. Adam sakal bırakmış. Her iki sözünden biri,"Elhamdülillah","Allah razı olsun", "Hakkını helal et!" Ancak aynı adam bir Müslüman gibi davranmıyor. Hinliğinin adeta kıvraklığıyla, yanar-dönerliğiyle tarihini yazıyor!...
Adam hacca gitmiş. Allah bilir kim bilir kaç kez gitmiştir. Her türlü yalan-dolan var...
Et diye mübah olmayan gıdaları (kerih olmayan o hayvanın adını ağzıma almıyorum) satıyor.
Emeklinin parasını, cami de ayakkabı çalıyorlar...
Yan baktın, kaşın eğri diye insanları bıçaklıyorlar.
Çocuklara bulaşıyorlar...
Kadınlara şiddet uyguluyorlar...
Vakalar az da olsa bazı cadalozlar erkekleri de mağdur ediyor...
Nasıl bir Milletiz böyle?
Ne Türk, ne de İslam kavramıyla, sosyolojik bir bağımız kalmadı.
Türk kültürü, İslam inancıyla bütünleşen bütün değerlerimiz sürünüyor. Sonra da Gazze'de "İnsanlık öldürülüyor!!!"diye bas bas bağırıyoruz.
Önce biz kimiz, nereden geldik, ne için geldik, gayemiz nedir, ülkümüz ne durumdadır, ilkelerimiz nelerdir?...
Gibi bir yığın soruların cevabını bulamıyoruz. Sormuyoruz, soramıyoruz. Her şeyin en kolayına kaçıyoruz.
Osman Yüksel Serdengeçti'nin dediği gibi, "Ey Türk titre ve kendine dön, dediler titreyip titreyip kendimize dönemiyoruz, kendimize gelmiyoruz.
Her şey bitiyor, mahvoluyor...
Birileri de sadece seyrediyor.
Dış güçleri suçlamak yerine biz dönüp bir kendimize bakalım. Kendimizle yüzleşelim. Biz sağlam, güçlü, tam imanlı, ihlaslı ve salih olursak Allah'ın izniyle hiç bir güç bize tesir edemez, bizi ezemez, yıldıramaz! İşimizi iyi yapalım, kaliteli ürünler üretelim...
İsrail'in ne kadar toprağı var ve dünyaya nasıl hükmediyor? Bunu ve daha çoklarını düşünelim. Bölünmeyelim, parçalanmayalım.
Okuyalım, araştıralım, sorgulayalım, düşünelim, üretelim, aklımızı iyi ve yerinde kullanalım.
Muhtaç olduğun kudret inancında, tarihinde, geçmişinde var. Unutma!
Next