Çocukken büyümek için acele ederdik.

Büyüklerin dünyası bize özgürlük gibi görünürdü. İstediğimiz saatte yatabileceğimizi, istediğimiz yere gidebileceğimizi, kendi kararlarımızı verebileceğimizi düşünürdük.

Büyümek güzel bir şeydi bizim gözümüzde.

Yıllar geçti.

Hepimiz büyüdük.

Kimi anne oldu, kimi baba...

Kimi eş oldu, kimi dost...

Kimi iş hayatının içinde yer aldı, kimi ailesi için mücadele etti.

Ve bir gün fark ettik ki büyümek sadece yaş almak değilmiş.

Büyümek bazen vazgeçebilmekmiş.

Bazen susabilmekmiş.

Bazen haklı olsan bile kalp kırmamayı seçebilmekmiş.

Çocukken düşüp dizimizi yaraladığımızda canımız acırdı.

Büyüyünce öğrendik ki bazı yaralar görünmezmiş.

Bazı kırgınlıklar yıllarca insanın içinde kalabilirmiş.

Bazı özlemler hiçbir zaman tamamen bitmezmiş.

Çocukken anne babamızın her şeyi bildiğini sanırdık.

Büyüyünce onların da korkuları olduğunu öğrendik.

Onların da yorulduğunu...

Onların da zaman zaman ne yapacağını bilemediğini...

Çocukken bayramların neden bu kadar özel olduğunu anlayamazdık.

Şimdi eski bayramları konuşurken gözlerimizin dolmasının sebebini anlıyoruz.

Çocukken aile sofraları sıradan gelirdi.

Bugün o sofralarda eksilen sandalyelerin ne anlama geldiğini biliyoruz.

Belki de insan yaş aldıkça değil, fark ettikçe büyüyor.

Bir çocuğun gülümsemesinin değerini anladığında...

Anne babasının sesini duymanın kıymetini hissettiğinde...

Sevdiği insanların sonsuza kadar yanında olmayacağını fark ettiğinde...

İşte o zaman gerçekten büyüyor.

Hayat bize pek çok şey öğretiyor.

Ama galiba en önemli ders şu:

Mutlu olmak için kusursuz bir hayata ihtiyacımız yok.

Yanımızda sevdiğimiz insanlar varsa...

Bir kapı çalabileceğimiz dostlarımız varsa...

Aynı sofrada oturabileceğimiz ailemiz varsa...

Şükredecek çok şeyimiz var demektir.

Belki bu pazar biraz geçmişi düşünürüz.

Belki eski bir fotoğrafa bakarız.

Belki uzun zamandır aramadığımız birini ararız.

Belki de yıllardır bildiğimizi sandığımız bazı şeyleri yeniden fark ederiz.

Çünkü bazı gerçekleri bize hayat öğretir.

Ve çoğu zaman o derslerin adı şudur:

Büyüyünce anladık.

Sevgi ve saygılarımla.