Türkiye’de ekmek meselesi hiçbir zaman sadece “fiyat” meselesi olmadı.
Her zaman sosyal dengelerin, yerel ekonominin ve günlük hayatın en hassas göstergesi oldu.
Bugün gelinen noktada, ekmek ve simit fiyatlarının belirlenmesinde devletin daha güçlü ve merkezi bir rol üstlenmesi yeni bir dönemin kapısını aralıyor.
Peki bu model hem vatandaşı hem esnafı aynı anda koruyabilecek mi?
İşte asıl soru burada başlıyor.
Merkezi Kontrol: Amaç Denge Kurmak
Devletin fiyat süreçlerine daha doğrudan dahil olması, temel olarak iki hedefi taşıyor:
Vatandaşın temel gıdaya erişimini korumak
Kontrolsüz fiyat artışlarını önlemek
Bugün mutfak enflasyonu, özellikle dar gelirli vatandaş için en büyük yüklerden biri.
Bu nedenle devletin temel gıda ürünlerinde daha aktif rol almak istemesi, sosyal devlet refleksi olarak okunabilir.
Ancak mesele sadece tüketici tarafı değil.
Fırıncı Esnafı da Bu Zincirin En Kritik Halkası
Fırıncı esnafı yıllardır artan maliyetlerle mücadele ediyor.
Enerji giderleri…
Un maliyeti…
İşçilik…
Kira…
Bu kalemlerin tamamı sürekli yukarı yönlü hareket ederken, fiyat belirleme mekanizmasının daralması esnaf açısından soru işaretleri oluşturuyor.
Çünkü yerel işletmeler, büyük zincir yapılar gibi ölçek avantajına sahip değil.
Bir mahalle fırınının ayakta kalması, çoğu zaman birkaç kuruşluk dengelere bağlı.
Yerelin Devre Dışı Kalması Tartışması
Yeni sistemle birlikte yereldeki bazı yapıların karar sürecindeki ağırlığının azalması da ayrı bir tartışma başlığı.
Yerel odalar…
Yerel esnaf birlikleri…
Yereldeki kamu kurumları…
Bu yapılar yıllardır sahadaki gerçek maliyetleri, şehirlerin ekonomik koşullarını ve yerel dinamikleri bilen yapılar olarak sürecin parçasıydı.
Şimdi ise daha merkezi bir model konuşuluyor.
Bu doğru mu?
Eksik mi?
Yoksa gerekli mi?
Bunun cevabını bugünden vermek kolay değil.
Gerçek Cevap Sahada Ortaya Çıkacak
Devletin kontrolünde belirlenecek fiyat;
Hem esnafı hem de tüketiciyi koruyabilecek bir karar mı?
Bunu zaman gösterecek.
Uygulama başladığında hep birlikte göreceğiz.
Yerel işletmelerin, odaların ve yerelde bulunan kamu kurumlarının süreçte daha sınırlı rol alması doğru bir model mi?
Bunu da yine uygulama belirleyecek.
En Sağlıklı Model: Denge Modelidir
Türkiye gibi büyük ve ekonomik çeşitliliği yüksek bir ülkede;
Ne tamamen serbest piyasa tek başına çözüm olabilir,
Ne de tamamen merkezden yönetilen katı bir fiyat modeli.
En sağlıklı sistem;
Vatandaşı koruyan,
Esnafı yaşatan,
Yereli yok saymayan,
Ama gerektiğinde merkezi denetimi güçlü tutan dengeli bir modeldir.
Son Söz
Ekmek;
Bu ülkede sadece gıda değildir.
Ekmek;
Geçimdir.
İstihdamdır.
Yerel ekonomidir.
Sosyal dengedir.
Bu nedenle atılan her adım;
Hem sofraya,
Hem de fırın ocağına dokunur.
Bugün alınan kararın gerçek etkisini ise…
Zaman, saha ve uygulama gösterecek