İnsan dünyaya geldiği anda evlat olur. Bir anne babanın çocuğu olmak için herhangi bir şey yapmamıza gerek yoktur. Ama hayırlı evlat olmak başka bir meseledir.

Çünkü evlat olmak doğuştan gelir, hayırlı evlat olmak ise insanın davranışlarıyla belli olur.

Çocukken anne babamızın elimizden tutmasına ihtiyaç duyarız. Hastalandığımızda başımızda bekler, düştüğümüzde kaldırırlar. Uykularından fedakârlık eder, kendi hayatlarından vazgeçerek bizim geleceğimiz için çabalarlar.

Sonra biz büyürüz.

Hayatımıza eşimiz, çocuklarımız, işimiz ve sorumluluklarımız girer. Anne babalarımız ise yavaş yavaş yaşlanmaya başlar.

İşte evlatlığın gerçek sınavı da burada başlar.

Bizi yıllarca bekleyen anne babamız, bir gün bizim telefonumuzu bekler.

“Anne, nasılsın?”

“Baba, bir ihtiyacın var mı?”

Belki bizim için birkaç saniyelik bir telefon görüşmesidir bu. Ama onlar için günün en güzel anı olabilir.

Hayırlı evlat olmak sadece maddi ihtiyaçlarını karşılamak değildir. Bazen bir ziyaret, birlikte içilen bir çay, sabırla dinlenen eski bir hikâye, içten bir sarılma her şeyden değerlidir.

Çünkü insan yaşlandıkça bazı şeylere daha çok ihtiyaç duyar: Hatırlanmaya, önemsenmeye ve yalnız olmadığını hissetmeye…

Çoğu zaman “Sonra ararım”, “Haftaya giderim” deriz.

Oysa hayat bize her zaman o “sonra”yı vermeyebilir.

Bugün sesini duyduğumuz insanın yarın sessiz kalabileceğini, bugün sarılabildiğimiz insanın yarın yanımızda olmayabileceğini unutmamak gerekir.

Elbette hiçbir anne baba kusursuz değildir. Onların da yanlışları, eksikleri ve bizi kırdıkları zamanlar olabilir. Ancak kırgınlıklarımız, vefamızı tamamen ortadan kaldırmamalıdır.

Çünkü hayırlı evlat olmak, kusursuz anne babaya sahip olmakla değil, kendi vicdanımızın gereğini yapabilmekle ilgilidir.

Bir de çocuklarımız bizi izliyor.

Anne babamıza nasıl davrandığımızı görüyorlar. Onlara gösterdiğimiz saygıyı, sabrı ve sevgiyi öğreniyorlar.

Belki de onlara bırakacağımız en önemli miras, mal mülk değil; nasıl evlat olunacağını gösterebilmektir.

Evlat olmak kolaydır.

Hayırlı evlat olmak ise vefa ister, sabır ister, emek ister.

Bizi büyüten eller bir gün titreyebilir. Bizi bekleyen gözler bir gün yorulabilir.

O gün gelmeden kıymet bilmek gerekir.

Çünkü bazı sevgiler, kaybedildikten sonra değil, yanımızdayken gösterilmelidir.

Evlat olmak başka…
Hayırlı evlat olmak bambaşka.