Hayat bazen gerçekten bir sınav salonuna benziyor.
Önümüzde sorular, karşımızda seçenekler var. Bazen doğru cevabı buluyoruz, bazen yanlış olanı işaretliyoruz. Okulda dört yanlış bir doğruyu götürüyor. Peki ya hayatta?
Hata yaptığımızda gerçekten bir doğrumuzu kaybediyor muyuz?
İnsan hayatı boyunca yanlış kararlar verebilir. Yanlış bir evlilik yapabilir, yanlış bir insana güvenebilir, yanlış bir dost seçebilir. Bazen bir fırsatı kaçırabilir, bazen sevdiği birini kırabilir. Hatta yıllarca doğru bildiği bir şeyin aslında yanlış olduğunu çok geç fark edebilir.
Peki bütün bunlar, insanın yaptığı doğruları siler mi?
Bence silmemeli.
Çünkü insan hata yapar.
Mesele hiç hata yapmamak değil, yaptığımız hatadan sonra ne yaptığımızdır.
Bazen verdiğimiz yanlış bir karar, bize yıllarca unutamayacağımız bir ders verir. Bazen yanlış bir insan, hayatımıza kimleri almamamız gerektiğini öğretir. Bazen yaşadığımız bir hayal kırıklığı, kendimizi daha iyi tanımamızı sağlar.
Ama burada önemli bir ayrıntı var:
Her hata insana ders vermez.
Bazı insanlar aynı hatayı defalarca yapar ve her defasında suçu başka bir yerde arar. Eşini suçlar, ailesini suçlar, arkadaşını suçlar, şartları suçlar, hatta hayatı suçlar.
Oysa insanın kendisine soracağı en zor soru şudur: “Ben bu yaşadıklarımdan ne öğrendim?”
Bu soruyu gerçekten sorabildiğimiz zaman, hatalarımız anlam kazanmaya başlar.
Çünkü hayatın bize verdiği not, yalnızca yaptıklarımızla değil, öğrendiklerimizle de ilgilidir.
Bir evlilikte hata yapmış olabiliriz. Bu, bir daha sevemeyeceğimiz anlamına gelmez.
Bir insanı kaybetmiş olabiliriz. Bu, hayatımızda bir daha kimsenin olmayacağı anlamına gelmez.
Bir dönem yanlış kararlar vermiş olabiliriz. Bu, bundan sonraki bütün kararlarımızın yanlış olacağı anlamına gelmez.
Geçmişte yaptığımız bir hata, geleceğimizin kaderi olmak zorunda değildir.
Ne var ki biz çoğu zaman kendimize çok acımasız davranıyoruz.
Bir hata yaptığımızda kendimizi yıllarca cezalandırıyoruz.
“Ben zaten hep yanlış yapıyorum.”
“Benim şansım yok.”
“Ben nerede hata yapıyorum?”
“Artık çok geç.”
Belki de asıl hatamız burada başlıyor.
Bir hata yaptığımız için değil, o hatadan sonra kendimize bir daha doğru yapma şansı vermediğimiz için kaybediyoruz.
Hayatın güzel tarafı da burada.
Bir soruyu yanlış cevapladıysak, hayat bize her zaman aynı soruyu yeniden sormasa bile başka bir soru soruyor.
Ve belki o sorunun cevabını bu kez biliyoruz.
Çünkü yaşadık.
Çünkü yanıldık.
Çünkü öğrendik.
Çünkü büyüdük.
Bu nedenle geçmişimize bakarken sadece hatalarımızı saymayalım. Kaç kez ayağa kalktığımıza da bakalım.
Kaç kez yeniden başladık?
Kaç kez kendimizi toparladık?
Kaç kez “Bu defa kendimi kaybetmeyeceğim” dedik?
Kaç kez yanlış insanlardan uzaklaşıp doğru insanlara yer açtık?
İşte bunlar da hayatın doğruları.
Belki hayat sınavında gerçekten dört yanlış bir doğruyu götürmüyor.
Belki bazı hatalar, bize daha doğru bir hayat kurmayı öğretiyor.
Yeter ki aynı soruda sürekli aynı yanlış cevabı vermeyelim.
Çünkü insanı başarısız yapan hata yapmak değil; hatasından hiçbir şey öğrenmeden aynı yerde kalmaktır.
Hepimiz hata yapacağız.
Bazen kendimize kızacağız, bazen pişman olacağız, bazen “Keşke” diyeceğiz.
Ama belki de hayatın bize verdiği en büyük şans, yanlış yaptığımız halde yeniden doğruyu seçebilme imkânımızın olmasıdır.
O yüzden hata yaptığımızda kendimize hemen hüküm vermeyelim.
Kendimize bir soru soralım: “Bu hata bana ne öğretti?”
Çünkü bazen hayatın en doğru cevabı, yaptığımız en büyük hatanın içinden çıkar.
Next